7 Ocak 2011 Cuma

İbrahim erkal'a dilenmek


Yeri geldi saçları ile dalga geçtin, yeri geldi müziğine laf ettin. aslında tüm bunların altında petek dinçöz ve emine ün ile olan ilişkilerini kıskanman vardı, itiraf et dilenci. tutku şarkısını dinlemeden yorum yapma; ''Sen özümsün, sen sözümsün. İki gözümsün sen.'' Garson olarak çalışırken müzik tutkusu ile bağlamasını eline alan ibrahim erkal'ın hayat hikayesi hiç avrupai gelmedi sana biliyorum, ama ben de sana de get yalan dilenci diyorum. peki güzel şarkı yaratma üstatlarından ibrahim erkal'ın GALATASARAYlı olması da mı olmaz dilenci? senin dalga geçtiğin aforizma ile gözyaşlarına boğulduk biz; '' unutma! unutulanlar, unutanları asla unutmazlar.'' canısı şarkısı ile dalga geçtin, hiç mi motorsikletin arkasına canısı yazmanın karizmasını farkedemedin? canısı kadar samimi bir iltifat bulabildin mi sevdiğine, bebişim, lolişim demek yerine? hanginiz onun kadar güzel ''aşık olsam'' diyebildiniz? rihanna'nın kliplerine dileneceğine, ibrahim abi'nin bir pantolon bir ceket gittiği sen aldırma klibini izle dilenci. peki canısı dizisindeki oyunculuğu? arabesk aşkıyla bizi '' dolam dolam, full olayım mı?'' diyen ibrahim abi tutuşturdu. ilk sigaramızdan nefes çekip sevdiğimizi düşünürken, ne bugün ne yarın unutmayacağım dedirtti. senin özenti albümlerine inat, tüm şarkıları ve besteleri kendine ait olan ibrahim erkal ile kadehlerimizi tokuşturduk dilenci.


yer ve gök inlesin cimbom diyerek

kimde bu taraftar kimde bu yürek
yetmiş milyon el ele gönül gönüle
aslanlar geliyor kükreyerek.

diyen ibrahim abimizi sana yedirmeyeceğiz.

İŞTE YÜREK, İŞTE BİLEK. GELİYORUZ ASLANLAR GİBİ!

5 Ocak 2011 Çarşamba

Başarının adı cem özer




Birlikte rol aldığı 90-60-90 dizisiyle Türk sinemasına armağan ettiği Nurgül Yeşilçay’dan boşanmasını bekledin di mi “Borçları yüzünden karısının parasını bitirdi. Nurgül’ün sabrını taşırdı” lafını sokmak için… Peki Cem Özer’in yanında Nurgül de kim oluyor dilenci? Cem Özer’e kız mı yok? Kadının kralı Esin Maraşlıoğlu’nu bilboard’lara ilan vererek sen mi tavladın? Taksinin arka koltuğunda götürdüklerinin sayısı, asal sayı bile olamaz desem?


Aşk hayatını çekememek mi neden oluyor sendeki Cem Özer kompleksine anlamadım. Kemal Belgin Türkiye’ye üç puanlı sistemi getirdi diye saygıda kusur etmezsin, Cem Özer’i talk-show’un yaratıcısı olmasına rağmen günah keçisi ilan edersin? Sen gerçekten samimi misin?


Cem Özer olmasa Cem Yılmaz olmazdı, yoktu!!! Laf Lafı Açıyor sayesinde televizyona bağlanmaya başladık Türk halkı olarak. Hele bir de yaz mevsimi gelince dekorun, hatta yerin ve zamanın değişmesi.. Mustafa Sandal’ı konuk ettiği ve kahkaha tufanının koptuğu program, Reyting Hamdi’ye bile konu olmuştu ince bir zeka ürünü olan “Karadeniz’de dağlar kıyıya neden paralel Musti?” sorusu hatırlatılarak…


Sadece sen değil meslektaşları da çekemedi Cem Özer’i ama tüm Bizans oyunlarına rağmen yine de dibe çekilemedi Cem. Berbat bir şovmen ama ortalama bir dizi oyuncusu (Biz Size Aşık Olduk başyapıtı) olan Beyaz’a da yolu Cem Özer açmadı mı sinema için?


Neye el attıysa, başarılı oldu.. Türkiye’nin tek gerçek starı Küçük Emrah’ın “Vurmayın” filminin Small Emrah’ın bugüne kadarki en başarılı projesi olmasında Fatmagül’ün suçu var, Cem Özer’in payı yok.. Yemezler.. O filmde sadece oynamadı, “Kötü adam nasıl olunur?” ders verdi Cem Özer. Tıpta okuyorum ayağına okey oynamaya gitti, esrarla yakalandı ihale yine Emrah’a kaldı. Üst komşusu eski Galatasaraylı Çingene Arif’in eski sevgilisi Leyla Adalı’ya da gereken cezayı kesti. Sen sanıyor musun ki Ezel dizisinin lokomotifi Kerpeten Ali doğaçlama bir dizi karakteri. Net Vurmasınlar’daki Cem Özer’den arak.



Kral Hakan Şükür’ün unutulduğu bu zamane çağında Berlin in Berlin’de ölen kardeşinin eşine de sen mi sahip çıktın dilenci? Ya da absürd komedi denemesi olan Karışık Pizza’nın kallavi bir drama (Sarı Mersedes gibi) dönüşmesine sen mi neden oldun dilo? Üzgünüm ama adam başarılı beyler. Neye el atsa başardı. Neredesin Firuze’ye de renk katmadı mı? Galatasaray Türkiye’dir, başarının adı Cem Özer’dir.

3 Ocak 2011 Pazartesi

Sistem yalanları ve Dünya Futbol Tarihine şekil veren Sergen Yalçın'ın araba hayali






Sergen yalçın'ın tek bir futbolculuk hikayesi > 1974 hollanda'sı


adam diyor ki; '' arabanın peşinde olduğum için gol attım ''
bu ne demek? demek oluyor ki; dünyanın bütün sistemlerini topla, total futbolun önderi dediğiniz hollanda'nın
1974 yılındaki popülaritesiyle çarp ve üzerine 433 rakamını ekle. bir tane sergen yalçın anısı etmiyor :(

sergen yalçın, hedef koydu ve başardı. daha genç, daha yeni, daha hevesli... piyangodan araba düşmüş. zamane temprası...
ne arabaydı ama.. eklemeden olmaz: tempranın futbola etkisi > surinamlıların total futbola etkisi. şimdi çıkıp kafa
dikip, horoz gibi de bikbikleyenler olacak. açıklamak bizim işimiz. en sevdiğimiz iş açıklama işi.

sergen araba almak için gol attı. futbol tarihini etkiledi. buna sebep olan araba siyah renkli bir tempra.
surinamlı rijkaard 1974 model kafasıyla, iyi de bir ücrete türkiye'ye geldi. galatasaray'ın tarihini değiştirdi.
1999'dan sonra türkiye'nin görmüş olduğu en büyük enkaz mecidiyeköy'deydi.hem de stadyum daha yıkılmamışken...

sergen gol attı. total motal bilmez.Sergen'in tek bildiği total, arabasına benzin koymak için gideceği pompacının adıdır. sen
oraya benzin istasyonu dersin gerçi dilenci. olsun.. ben de sana mide bulandırıcı olarak gördüğün okey'de ( 40 yılda 1 )
aynı masada denk geliyorsak (tatilde cunda adasında karşılaşırız belki) ; '' istasyon gibi oynama'' derim. farkımız bu.

sen istasyonu öyle kullanırsın, ben de böyle.


sistem dediğin nedir ki ? bir de bölmüşler 4-3-3 ü farklı şekillere. yok efendim 4-2-1-2 yok efendim 4-1-2-1-2. yok efendim
kanatlardan bindirmek daha iyi oluyormuş böyle. yok efendim oyunu 25 metreye sıkıstırınca sen istemesen de gol oluyormus vsvsvs...
ayıptır ya. aklın alıyor mu böyle bir şeyi? sistem mistem yok hacı. oyuncuyu yönetme var. bunun dışında illa da sistem
diyorsan, cocukların yapmıs olduğu basit, bir pil, bir iletken tel ve uzaktan kumandalı arabasının farını kırıp içinden cıkardığı
lambasını yakmak için kullandığı ufak sistem > all of total systems. parmaklarını aynı anda kullanarak hem takım oyununu öğreniyor,
hem bloklar arası bağlantının kralını yapıyor, hem de karanlığı aydınlığa ceviriyor. 3 kuruş masraf yapmadan yapıyor bunu.
demek ki neymiş? bir sistem ugruna, ya da sistem kuracam ayağına milyon tane oyuncu ismi verip trilyon tane masraf yapmak
lüzumsuzmuş. çimentosuz gökdelen, geri dörtlüsüz takım olmaz. her takımın geri dörtlüsü vardır. her gökdelenin de çimentosu.
iyi usta gelir iyi çimento atar, kötü usta gelir kötü defans yaptırır. böyle açarak anlatıyorum, örnekler veriyorum sıkılma diye dilo.

defansın gevşekse, takımın gevşektir.


mourinho'nun interle finale çıkışını izlemedim deme üzersin. ne oldu uzaylılara? katalan barsalılar uzay bilimleri fakültesine ne oldu? gökdeleni dikmişler takıma da ne oldu? kim kazandı?
defans yapan kazandı. kim kazandı ? zamanında lucescu kazandı. hala daha kazanıyor ya... kim kazandı? euro 2004 yunanistan'ı kazandı.
kim kazandı? defans yapan kazandı!

bu arada kocaman bir alkış gelsin: http://en.wikipedia.org/wiki/File:Greece_2004_lineup.png





defans önemli bir şey olmasaydı, süper güç amerika'nın enbiyey'indeki seyirciler; '' difenss diifenss'' diye bağırmazdı!

önce difens, sonra ofens. ne kadar ekmek o kadar köfte. gerçi sen köfteyi ramiz'den yersin. ama hiç kokusu burnuna geldi mi kabataş'ta, benzinliğin yanında
duran köftecinin sucuk-köfte ızgara kokusu?

en çok sevdiğin yiyecek, aç karnına istatistik ezberlemek değil mi?
istatistik hiçbir skim değil yiğenim. hiç boşuna heveslenme hevesin kursağında kalır. bunu senle tartışmam bile.

ne oldu uzaylı barsa'ya? mourinholu inter koymadı mı? ne oldu kıröyflü yılların yılı sistemine ? kıçı kırık bir defansif anlayışa mı boyun eğdi :(
top yuvarlak olabilir ama zihniyeti yuvarlak olanlardan da hiç hazzetmez.bunun için 4-3-3 ü bir kağıda sistemleyip farklı vaaryasyonlarda taktik çiz bakayım. defanstan tut aşağıya doğru noktaları birleştir. kanatlara ve forvete kadar. sonuç: http://img209.imageshack.us/i/433topalsistem.png/:



yuvarlak hesap bir sonuç çıktı işte :(

bunları bu güne kadar düşünmediyseniz eğer: üzdünüz farkında mısınız?

aynı mavrinyo real madrid'in başında ofansif bir kadroyla çıktı noy kampa. noldu? bu sefer kaybetti. neymiş ? defans yapmak > 433 + 25 metre'de aç karnına top sıkıştırmak.
aklın alıyor mu inzagi'nin milan'da sağ açıkta oynamasını.433 te güya sağ forvetmiş. pes diliyle anlatayım daha iyi anlarsın sen: rwf !
eğer takımının başında bir dört üç üç cü varsa bunu yapar. hollanda bıraktı bu sistemi. başarıya endekslenme zamanını yaşıyorlar.
ulan koskoca dergi var 4-4-2 diye. sen hala neyin derdindesin. mesela 4-4-2 yi sistemden saymazlar. saymamaları daha iyi. 4-4-2 bizim olsun, 433 sizin.
arka mahalle bizim, hollanda sizin :(

1 Ocak 2011 Cumartesi

Overrated Griffin

Gün geçmiyor ki dilenciler kendilerine yeni bir yıldız yaratmasınlar. Bu yılın modası overrated kralı Blake Griffin. İsyanını duyar gibiyim dilenci, 'ama çok yükseğe sıçrıyor yeaeaeaeae'. Sana tek lafım var, DÖN YOLUNDAN DİLENCİ!
Sen Zukauskas kardeşleri bilir misin? Nerden bileceksin ki, dur anlatayım sana Litvanya forması giyen iki kardeş. Biri 2.18 Eurelijus diğeri de ondan daha kısa olan Mindaugas. Bana bunu neden anlatıyorsun deme, oku öğren hep futbol mu okucaksın. Bu iki kardeşten küçüğü Mindaugas'ın bu yazıyla alakası yok, onu sana genel kültürün artsın diye söyledim. Diğer kardeş uzun ve büyük olan Eurelijus hayatı boyunca boyunun ekmeğini yedi bu piyasada. Tarihin en iyi uzunu Sabonis özel olarak çalıştırmasına rağmen, Eurelijus adam olamadı. İşte bu yetenek fakiri pivotun bile post oyunu vardı ama senin naylon kahramanın Griffin'in yok be dilo. Gör gerçekleri dön yolundan. Sen nba saçmalığında en yukarı zıplayanı şampiyon ve mvp ilan etmeye devam et. Gerçek basketbol izlemek istersen birikte bir euroleague maçına gidelim.

30 Aralık 2010 Perşembe

Futbol amigolarla oynanır


Bitmek bilmeyen dilenci aforizmalarını yıkım evi alt lig sendikasında bir gerçeği daha su yüzüne çıkarmamız gerekiyor. Bilindiği üzere günümüz futbolunun üzerine çamurlar atılmakta, anlamsız laf ebelikleri ile insanlar futboldan soğutulmakta. Bunlardan birisi de FUTBOL İYİ FUTBOLCULARLA OYNANIR saçmalığı. bu kadar mantıksız bir lafı etmek kadar, bunu savunmak da saçmalıktır. Ne idüğü belirsiz futbol adamlarının kendini tatmin etmesi olayı, hiçbirşeyi beğenmez futbol elitlerini de sarmış. Uyanın rüyadan, yok böyle birşey. Futbol taraftarlarla/amigolarla oynanır.


Bu futbol dilencilerinin ütopyalarından nefret ettiğimizi yineleyerek onlardan bir rıcada bulunuyoruz;

LÜTFEN ALT LİGDEKİ STATLARA GELMEYİN. GİDİN ÇAMUR SAVAŞI YAPIN.

29 Aralık 2010 Çarşamba

türkçe rap gerçekleri


Metalci&arabeskin kralı kimliğimiz olduğu kadar diğer müzik türlerinden de anlarız evellallah. Revaçta olan zenci gırtlağına karşı türkçe rapi savunmak görevimiz. Saçmasapan müzikler, müziklerin önüne geçen klipler, sikindirik kolyeler taktılar da adam mı oldular? Onların çıkardığı bir müzik türü olabilir bu ancak bizim daha iyi yaptığımız ap açık ortada. Bir nefret, bir sagopa, bir ceza, bir hızır acil çıkarabildi mi bu müziğin yaratıcıları? imkansız. Tamamı yazın iki ay dinlemelik, diskoda kopmalık şarkılarla çıkan albümlere inat bir ömürlük misafir Cartel-Cartel albümü bizim baş ucu eserimizdir. Sadece küfürlerle bezenmiş hiçbir tantanası olmayan sözlere inat sagopa kajmer'in bir pesimistin gözyaşları albümünü dinle müzik dilencisi.


Yozlaşmış kültürün özentileri olacaklarına insanlar, olması gerekeni, kendi suyunda kaynayan müziği dinlemeli. Sagopa çıkıp yoga yapmak yerine namaz kılın dediği zaman olay olur. cem yılmaz bunlardan bahsettiğinde ay ne haklı dersin. söylemekten dilimizde tüy bitse de susmayız; türkçe rap > orcinal rap. kendimize uyarladık, ve orjinalinden daha iyi yaptık. bu soktuğumun 50 cent'i med cezir gibi bir şarkı yapabilir mi?

Kimisinin mutluluğu bir resim, kimisininki dört mevsim
Kelebeğin ömrüne bedel bir geleceğin
Getirecek hediyesi nedir ki ? bilemedim
Vay haline elekte elenenin
Hayata ağlamaklı başlayan bu insanoğlu gördü geleceği.


Cartel gibi ölümsüz bir şarkıyı üreten bu usta rapçileri bir kalemde ecnebilere yem etmeyiz.

peki ya sosyal mesaj verme üstadı sagopa'yı senin kirlenmiş diline sakız yapar mıyız?

Kuyruk sokumuna giren acinin sebebi iki saat ayakta beklemendir,
banka kuyruklarinda can veren amcamin yasi yetmistir
desem devletin takintilari birbirine derttir.
Kimin sikinde o beklemis olup gitmis gazete parcalari birbirini misal etmis
cehalete yenilen Avrupa Birligi abazazi bitkin ulkemde cicek bile yesermeye yesermis.



Şimdi sana sesleniyorum önyargıları kanına işlemiş müzik dilencisi. titre ve kendine dön; türkçe rap > özendiğin amerikalı şovmenler.

28 Aralık 2010 Salı

değeri anlaşılamamış emekçi maldonado


evet yine oyuncu harcama değirmeni türkiye'nin kıymetini bilemediği bir emekçi ile karşınızdayız.

şili'li claudio maldonado.

"futbol basit oyundur" diyen johan cryuff'un fotoğraflarını bloğuna arka plan resmi yapıyorsunda basit oynama üstadı maldonado'ya niye sövüyorsun,niye taşşak geçiyorsun risksiz futboluyla?

ulan barcelona sırf xavi-iniesta'nın arkasında al gülüm ver gülüm yapsın diye alt yapıdan busquets'i oynatıyor,liverpool'dan mascherano'ya 40 milyon avro ödüyor.ama neymiş maldonado böyle oynamaya devam ederse gol atamazmış,asist yapamazmış.geç bunları geç.peki bana brezilya'dan aldığın cristian baroni'nin ne yaptığını söyle madem?

unuttunmu maldonado'nun seni çeyrek final maçında joe cole,lampard ve ballack'a karşı başı dik tuttuğunu ha? ne çabuk unuttun deivid'in o golündeki asistini? facebookta paylaşmayı biliyorsun deivid'in golünü her 45 günde bir. o pası kım verdi peki ? tabiki maldonado.

ama sonra ne oldu sen yine futboldan anlamadığını gösterdin.ilk yan pas,geri pasında ıslıkladın maldonadoyu..adıyla taşak geçtin...mal diye kısa lakaplar taktın futbolcuna.oysa o futbolcun sıfır pas hatasıyla tamamlıyordu neredeyse her maçını.

barca'nın ayağa pas futboluna "bu adamların oynadığı futbolsa bizimki ne dersin", barcelona 938 pas yapmış tweetlerini rt'lersin, sonra maldonado'nun yaptığı temiz işe bok atarsın.dön yolundan dilenci :(

Delikanlılığın kitabını yazan adam

Delikanlı futbolcu olmak, istikrarlı futbolcu olmak zor bu alemde. Ülkemizden de bir delikanlı futbolcu geçti, hatta hala var mı yok mu bilmiyorum ama çok özledim guiza'yı. Düzenli gol kaçıran, düzenli ağlayan ama düzenli ilk 11'deki yerini alan böyle yetenekli ve adam gibi adam Fenerbahçe forması ile görmek zor. Her ne kadar dünyada en nefret ettiğim kulüp olsa da, rakimizin de delikanlı futbolculardan oluşmasını istemek hakkımız.
Şimdi gelelim bunu açıklamaya. bu sağda gördüğümüz amcık niang, sikindirik maçlarda çifter çifter gol atmasına rağmen büyük maçlarda bir bok yiyemediği için bu içinde kalan goller ağzına vurmakta. yok efendim fransa'da böyle değil, yok efendim çok tekme yiyorum bilmem ne. çayda çıra mı oynuyoz lan götveren. çıkacan oynayacan oyununu, oynayamayınca da susacan. biraz guiza olacan ve böyle başarısızlığına bahane bulmayacan. neill'den futbol sillelerini yedikten sonra isyan etmeyi bilirsin göt herif. ama guiza böyle miydi? değildi. adam gibi adamdı guiza, çıkar her maç golünü kaçırırdı. attığı zaman da kendisi bile gol attığına inanamaz, gene aynı surat ifadesi ile sevinmeye devam ederdi. şansı yaver gittiğinde de büyük/küçük maç fark etmez senede bir iki defa atardı golünü. İşte bu nedenlerle rakibim olmandan bile utanıyorum götveren niang. guiza kadar delikanlı ol canımı ye. ama böyle sikimsonik bahanelerle futbol dilenciliği yapma. adam ol, guiza ol.


Herkes ağlak olarak guiza'yı gösterse de alt lig sendikası olarak her zaman olduğu gibi bir yanlışı daha düzeltmemiz, gerçekleri su yüzüne çıkarmamız gerekiyor. guiza delikanlı, bu niang ağlak şebeğin teki.


Çok özledik be guiza, çok. dön gel be alemin kralı :(

27 Aralık 2010 Pazartesi

Futbol duayeni hikmet hoca ve arsenal

İşte Hikmet hoca, işte futbolun gücü. Takım değiştirme hususuna ve futbol düşüncesine laf edilen hikmet hoca, kanki cunkisi arsene wenger'den tam kadro hazırlık maçı ister ve kankası kırmaz yaparlar. tarih 25 temmuz 2001. ve hikmet hoca, futbol bilgisi ile elindeki arsenal'e göre kısıtlı kadrosu tam kadro arsenal'i avusturya'da çimlere gömer. skor 4-1.



Hikmet Karaman'ın; '' Sizi devirip kupayı alan galatasaray'ı biz istanbul'da yendik. ona göre ayağınızı denk alın, as kadronuzla çıkın.'' istediğine arsene wenger olumlu yanıt vermiş, fakat hezimete uğramıştır. 4. dakikada lazarov'la öne geçmiş kocaeli, parlour 1-1'e getirmiş ve nuri çolak ile serdar topraktepe'nin golleri ile maçın skoru belirlenmişti. Arsenal'de, daha sonra bizde yuhalanacak ve her kötü transfer sonrası ismi kullanılacak olan inamoto ortasahada emektar futbolcu ayman'a yenik düşecekti. Zamanın ingiltere milli takımı teknik direktörü goran eriksson, maç sonrası şaşırmış, bu futbol üstadı hikmet karaman'ı tebrik etmeye sahaya gelmiş ve öpüşmelerin ardından hatıra fotoğrafı çektirmişti.




Bu futbol tokadından sonra arsene wenger ipleri sıkı tutmuş, o sezonki tüm lig maçlarında gol atma başarısı göstererek lig şampiyonluğunu ve fa cup şampiyonluğunu kazanmıştı. Hikmet hocalı kocaelispor'sa bu rehavetle olsa gerek zar zor kümede kalmıştı. İlginçtir o dönem, bu maçtan önceki hazırlık maçlarında kocaelispor pek iyi grafik göstermiyorduysa da arsenal'e karşı diklenmiş ve haklı galibiyet almıştı. demek ki istenince oluyor, demek ki destek olunca oluyor. Gereksiz yere türk futboluna/futbolcusuna/hocasına saçma eleştiriler yöneltmek yerine onları destekleyip bu güzellikleri daha fazla bize sunmasını dilenmek boynumuzun borcudur.

Bu maç ile ilgili ayrı bir rivayet ise, kocaelispor arsenal ile kafa bulmuş ve plaka numarası 41 olduğu için skoru 4-1 olarak kocaelispor belirlemiştir.

Şans ve güven verilirse deviremeyeceği takım olmayan usta futbol adamı hikmet karaman'ın önünde bu yazı vesilesi ile tekrar saygıyla eğilmemek mümkün değil.

26 Aralık 2010 Pazar

Yap Hayrettin



Bizim için gerçek galatasaraylıdır hayro. 18 değil 1008 gol yese de rıdvan'ı bitirecektim diyen ağzından, top yerine kafasını tuttuğu ellerinden yeri geldi medet umduk, yeri geldi kederlendik. ama onu hiçbir zaman unutmadık. Çok sevdi Galatasaray'ı, hiç ayrılmak istemedi. hatalı goller yedi belki, ama renkli ve içten kişiliği ile Galatasaray kalesini hak etti hep. Her ne kadar çok sevse de takımını işler hep istediği gibi gitmedi. hataları olsa da kötü hatırlanmadı, kıraathanelerden çıkıp gelmiş bir galatasaraylının yüreğiyle maça çıktığını maç önceleri içten ettiği dualarla hep kanıtlamıştı bize.


''Gene yakacak Galatasaray'ı'' diye başlayan maçlar demektir hayrettin. Buna rağmen Galatasaray'da da, milli takımda da nasıl maça çıkıyordu, bunu açıklamak imkansız. Pişman mıydık, değildik. bu yüzden yapma değil yap hayrettin dedik.

aralık 1996 yılının milliyet gazetesi arşivinden bir kesit;

'' Galatasaray artık bitti.

Kocaelispor'dan Volkan'ın transfer edilmesinden sonra idmanlara bile çıkmayan Hayrettin "Demekki, G.Saray'dan yiyeceğim ekmek bu kadarmış" dedi. Ünlü file bekçisi iki yıl daha futbola devam edeceğini söyledi ve "Jübile için kimseye minnet etmem. İnanın çok şanssız bir kaleciyim. Antrenmanlarda deliler gibi çalışıyorum. Ama yine de olmuyor" diye konuştu.

Fenerbahçe kalecisi Fevzi 'yi düşünün. Çocuk penaltı yaptı, gol olsa Fevzi bitti. Adamı yakarlar. Ama Ramazan 'ın attığı penaltıyı gördünüz. Kalede ben olsam kesin gol yapardı. İşte böyle şanssız bir adamım. Galatasaray'dan şampiyon bir takımın oyuncusu olarak omuzlarda gitmek isterdim. Arkasından küfür edilen bir kaleci olarak bırakmayı kimse istemez. İki yıl daha oynayıp bu işi bırakacağım. Şimdi kendime takım bulacağım. Antrenmanlara çıkmayacağım. Çıkmanın hiç anlamı yok. Fatih Terim ile de konuştum. Herhangi bir sorun olacağını sanmıyorum." diye de ekledi.''

O meşur gençlerbirliği maçından sonra bir demeci ve o maçtan sonra gönderildiği zeytinburnuspor mecarasında bir demet;

''
duygusallığına yenilmiş bir adam
yıl 1997. yer ankara 19 mayıs stadı. g.birliği ile g.saray, türkiye kupası’nda çeyrek finale yükselme mücadelesi veriyor. maçın normal süresi 1–1 berabere bitiyor. uzatma dakikalarında da sonuç değişmeyince penaltı atışlarına geçiliyor. g.saray’ın kalesinde hayrettin, g.birliği’nin kalesinde kubilay var. iki takımın da penaltıcıları, ilk 5 atışı gole çevirince iş uzuyor. iki kalecinin de adeta adeta basireti bağlanmış. geleni içeri alıyorlar ve bir ara kubilay hayrettin’e yaklaşarak “abi rezil oluyoruz. bir penaltı kurtar da bitsin bu işkence” diyor. hayrettin’in cevabı ise daha ilginç oluyor: “oğlum benden geçti, sen kurtar. ''

G.Birliği maçından sonra Zeytinburnu’na kiralanan Hayrettin’in hayali sezon sonunda yeniden G.Saray’a dönmektir. Ancak bir sürprizle karşılaşır:

“Sezon açılışına katılmak için Terim’in sekreterini aradım. Beni düşünüyorsa geleyim dedim. Ses seda yok. Bir ay sonra Florya Tesisleri’ne gittim, Terim’le konuştum. Bana haber vereceğini söyledi. Ama hiçbir haber gelmedi. Canım kadar sevdiğim kulübe sonunda protesto çektim. Bana idman yapmak için bir saha gösterdiler. 10 gün çalıştım. Sonra öğrendim ki, kiralık olarak gittiğimi zannettiğim Zeytinburnu’na bonservisimi vermişler. Beni resmen kandırmışlar.”

Geçen yıl bir ara Siir Jet–Pa’da kaleci antrenörlüğü yapan Hayrettin, hâlâ hergün 1 saat antrenman yaptığını söylüyor. İzmir çevresinde bazı takımlarla görüştüğünü söyleyen mili kaleci, “Ancak hiçbir hoca benimle çalışmak istemedi. Çünkü herkes benim şöhretimden korkuyor. Halbuki benim derdim futboldan kopmamak. Aynı yaşta olduğumuz Schmichael, Semans hâlâ oynuyor. Ben neden oynamayım.”

Ve daha neler neler diyor; bunları okumak isterseniz buyurun link; http://arsiv.zaman.com.tr/2002/03/14/spor/h28.htm


İçtenliğine ve bize gerçekten hissettirebildiği Galatasaray sevgisine kurban olduğumuz hayrettinin beyaz askılı atletle verdiği röportajları sevdik. Milli takıma alınmadı diye mustafa denizli'yi dövmeye izmir'e gitmesini sevdik. Derbilerde hep bizi üzdü ama kızamadık ona bir türlü. kin tutamadık, yuhalayamadık.


Kurtardığı değil de yediği goller ve yağtığı skandallarla gündem ve hafızalarımızda kalmış olsa da hayrettin simoviç'ten ilk formayı aldığı zamanlarda çok güzel performanslar sergilemiş, milli takımda engin ipekoğlu'nun önünde as kaleci olmayı başlamıştır. hatırlamayanlar varsa şunu da bir hatırlatalım;

93 yılında şampiyonlar ligi 1. turunda cork city ile maç yapıyorduk. Ali sami yen'deki ilk maçı 2-1 kazanmıştık, rövanşında ise galatasaray çok kötü bir maç çıkarırken cork city'li futbolcunun etkili şutunu herkes gol oldu diye içinden geçirirken hayrettin parmakları ile zar zor çıkarmış, bu pozisyondan sonra kubilay bulduğumuz kontra atağı gole çevirmiş ve turu geçmiştik ve ardından unutulmaz manchester united macerası başlamış ve tarihimizde ilk defa şampiyonlar ligine gitmiştik.




Benhur'un kendisine faul yaptığını idda edip sinirlenen hayrettin saftig'e faul hoca görmüyor musun diye bağırır. saftig devam devam deyince hayro çıldırır ve saftig'e de gazetecilere de küfürler yağdırmaya başlar. ardından fatih terim de onu milli takım kadrosundan çıkarınca hayrettin deliye döner.


Bu açıklama da hayrettin denilince akla gelen 2 maçtan biri olan 2. psg maçı öncesi. bana güvenin, ilk maçta yaptığım hatalardan ders çıkardım dese de...


Geldin ve gittin hayro. iyiydin kötüydün, ama biz seni sevdik. Mükemmel değildin, mükemmel olmayana tahammül etmeyi öğrendik seninle. Mükemmel olmayanla yetinip, onunla ilerleyebilmeyi sevdik. Mükemmel olmayanı sevmeyi öğrettin bizi hayro. özledik hayro!

önemli detay; bana güvenin dedikten sonra, maçta 4 gol yemişti hayro :(