Senin bebek Messi'ni çevreleyince (oov Messi is surrounded) rakip oyuncular, onun çalımlarından sonra gözlerin dolar. Peki neden o gözler Emre Aktaş'ın 4 kişinin markesindeyken attığı rövaşatayı yok sayar?
29 Mart 2011 Salı
Yabancı Dilenciliğinden Sıkılmadın mı?
Senin bebek Messi'ni çevreleyince (oov Messi is surrounded) rakip oyuncular, onun çalımlarından sonra gözlerin dolar. Peki neden o gözler Emre Aktaş'ın 4 kişinin markesindeyken attığı rövaşatayı yok sayar?
27 Mart 2011 Pazar
geri plandaki panter

25 Mart 2011 Cuma
ben güzele güzel derim :(
Artık yeter... herkesin söylemekten korktugu gerçekleri söyleyen sendika yine görev başında...
beren saat-berrak tüzünatac vs dilinize dolamışsınız, size Türkiye'nin en güzel kadınlarını sıralıyoruz. hatta 10'dan da geri saymıyorum, direk sana ülkenin EN GÜZEL KADINI;
1-Songül Karlı;
Açık ara ülkenin en güzel kadını. En iyi sesi mi bilmiyorum o konuyu bodom'a bırakırım ama söz konusu "su gibi" ise bir saniye kacırırsam allah belamı versin...karagümrük'ü yakan ugur bile yanına yakışmıyor..
kafayı yiycem ya.
:(
2-Hilal Cebeci...

3-Ebru Yaşar...

BU GAMZEYSE BİZDEKİ NE?
seni anan benim için doğurmuş canım
hamurunu benim için yogurmus canım
:( aglatır. SBT
4- EBRU GÜNDEŞ...

Yorumsuz... ebru gündeş > natali portmın
5-Gurbette yorgun düştüm be CEYLAN...
masum bakışlar???

99 yılına ceylan dinleyerek girmiştim. burun estetiği yapmisti :( böyle daha güzel...
6-öl dese öleceğim EMİNE ÜN...

90'lı yıllarda dünyanın en güzel kadınıydı...
açık ara...
ibrahim erkal'lı tokat sahnesini insanlar hala hatırlıyorsa sebebi emine ün'e kıyamamamızdır abi.
havuza düştüğü an benim içim üşümüştü.
bu kadına güzel demeyenle arkadaşlıgımı keserim
öl dese ölürüm...
Emine ün > nicole kidman..
balık et > nicole kidman..
7-Nil Karaibrahimgil...
Mahsuru yoksa buradan kendisine ilan-ı aşk ediyorum...biliyorum senin aşkın bana xlarge nil ama seni sevmeyen ölsün...
son olarak kendisiyle ilgili bir belga lafı ile noktayı koyalım;
NİL;
"Ben seni sevdim, sen sevmesen de olur. Zaten aşk budur" :(
8-Behzat Ç'deki Savcı; Canan Ergüder...
dudakları büzmesi??? :(9-Güzide Duran...
yorum yok :( (ramosun aşkı)
ve geldik 10 numaraya;10... neden bilmiyorum ama BELGA'nın hatrına koyuyorum... ATİYE :(
atiye'deki olayı ben çözemedim. üzücü tim çözmüşse bana laf düşmez.

11.adam :( popstar firdevs :/
--------------------------------------------------------------------------------
Listenin yapımında emeği geçen herkese teşekkür ederiz. fizikal baskan büyüksün ve gerçekleri görüyorsun. sana sahip çıkıyoruz...
Şimdi hepsinin birer posterini yapin. utanmayın. berrak'mıs beren'mis bi ilerleyin abi ya.
21 Mart 2011 Pazartesi
Rüyalar sendikası, dilenci tiyatrosu

Büyük insanlar toplandı, sendika'nın faaliyetleri dillendirildi, içerisinde ich, ozan şişli, coşkun çelik ve belga'nın olduğu bir ortamda olmazsa olmaz hafıza tazeleme şenlikleri durmadı. Ama herşeyden önemlisi belga'nın rüyalar tiyatrosu ''mufc'' sweat'i ile sendika'dan kınama cezası alması idi, net üzdü.
Coşkun abi'nin bana ibrahim tatlıses dinletmek için ezan sesini bile duymaması ve bunun üzerine ''ezan mı ibo mu abi? '' diye sorup kendim ''tabi ki ibo'' diye cevaplamam üzse de güzel.
kafadan idolüm diyebileceğim bu adamlarla bulunduğum ortam benim için direk rüyalar tiyatrosuydu. @belgarath
Üzücü derbi sonrası oldu buluşma, sesim travesti gibi çıktığı için pek konuşamadım ve ramos da geç gelince üzüldüm :( seni de unutmadık diyarbakır'lı kahveci. coşkun abi'yi tabata'ya benzeterek sendika'nın çaycısı görevi için aday adayı olmayı hak ettin. ama çayı pahalıdan saydın, üzdün :(
kfc'de ich'e iki kova yerim diyip 10 kişinin iki kovayı bitirememesi de ayrı üzücü ama kebap > kfc diyerek muhtemel bir sonraki buluşmaya göz kırpmak istiyorum.
Ozan şişli net büyük adam, ich net efsane ötesi bir adam, leventdem ise net böcek.
Daha fazla yazamayacam, çünkü aklıma direk şu kare geliyor ve kahroluyorum;

Allah'a Şükür HAKAN ŞÜKÜR diye inleyen bu dudaklardan rüyalar tiyatrosu laflarını çıkarttırarak bizi çay değil zehir içer gibi bir duruma sokan belga'ya inat, var olsun sidik kokan alsancak rüyalar çaycısı zeki dayı, var olsun korner kullanmaya gelen mutlu kızıltan'a rüyalardan kopup gelen küfürler etmek :(
Herşeyden önemlisi var olsun sendika, var olsun bu karedeki tüm sendikalılar(ramos'u da sayıyorum)
Gökmenöz'ü unuttuk sanmayın, projeler deryasında sandallardan sandallara atlayan gökmen öz hep bizimleydi aslında, ama biz yanımıza almadık çünkü o yanımızdayken kendimden tiksiniyorum :(
14 Mart 2011 Pazartesi
dön yolundan imparator. sensiz bırakma bizi :(

12 Mart 2011 Cumartesi
Jiletçi Tayfa

kırkındayken ellidir.
nedense onun sonu bellidir.
1 Mart 2011 Salı
Reklam sektörü Afili Dilenciler'i görmezden geliyor!
#1.Tuba Büyüküstün: Ihlamurlar Altında'yı izleyip ağladın biliyorum. 2 sene cep telefonu melodini yapmadın mı hadi söyle.
#2 Nil Erkoçlar: Marjinallik ile tatlılık arasındaki ince çizgiye bayıldın değil mi? Emret Komutan'ımda 5 dakika izlemek için kilitlendin yeri geldi ekrana.
Bu dört kadın da o molped reklamında sonra proje üzerine proje, reklam üzerine reklam koyup, ününe ün, paraya para kattılar. Helali hoş olsun. Peki sana sorarım, bizim günahımız ne? Reklamlarda oynayamadık diye, ekranlarda bulunamadık diye mi adımız, sanımız duyulmuyor. Güzel kızları oynatmayı biliyorsun, şeker çocuk Düzyatan'ı da oynatıyorsun. Afili Dilencileri niye es geçiyorsun?
Ayaktakiler (soldan sağa): Rahat ol, daha ayaklanmadık.
Oturanlar (soldan sağa): Belgarath - Leventdem - Bodom - Gokmenoz - Jose - Cnyvz
Ercan Taner olsa şunu derdi: Hiç farketmez, hiç farketmez, sarışın, esmer, kumral hiç farketmez, harikasınız afili dilenciler harika.
Reklamcılar sözüm size, henüz çok geç değil. Saçma sapan cast ajanlarını bırakıp, keşfedilmemişi seç, hak edene hakkını ver! Popüler giden şeyleri kullanmak işine yarayacak ama bu Afili Dilenciler çok farklı!
En yakın zamanda Gilette Blue 2 ile görüşmek dileğiyle.
Göztepe - Bozüyük
Bank Asya Birinci Lig'e koşar adım yürüyen Göztepe, grubun iddialı takımlarından Bozüyükspor'la oynadı geçen pazar. İnternetteki modernizm rüzgarına kapılıp maça tam saatinde gitmeye karar verdim ama karşılaşmanın Atatürk Stadında oynandığı gerçeğiyle bilet kuyruğundayken gelen gol haberiyle yüzleştim. Daha stada giremeden sevindiren Göztepe'yi çılgınca desteklemek boynumuzun borcuydu artık. İçeri girdiğimizde Atatürk Stadının tarihi günlerinden birini yaşadığına şahit oldum. Kapalı neredeyse yarıya kadar dolu, açık yarıdan fazla doluydu (o stadta bir kere maç izlemiş herkes anlamıştır neden tarihi). İçeri girdiğimde dakikalar 7'yi gösteriyordu, tabelada da Göztepe'nin 1-0 üstünlüğü vardı. Golü Ramazan'ın asistiyle İlhan atmış. O kadar temposuz o kadar sıkıcıydı ki maç nerdeyse futbol orgazmı yaşıcaktım tribünde. Yanımdaki genç bir ara pas veremeyen Tayfun'a 'ya xavi'yi hiç mi izlemedin amk' dedi ve babası 'ne dion yarraaamm' diyerek ensesine tokatı bastı. O an benim için maç yeniden başlamıştı. Dakikalar 14'ü gösterirken Göztepe topu hiç kaptırmadan tam 3 ver-kaç yapıp 9 pas üst üste yaptı, lütfen kayıtlara geçsin bu ikinci lig tarihinin rekoru olabilir. Tam 9 nitelikli pas yapıldı, o anda maçtan çıkmayı düşündüm ancak Göztepe aşkı yine ağır bastı ve kaldım. Dakika 38'i gösterdiğinde Göztepe maçın adamı Tayfun'un asistinde Raşit'le bir gol daha buldu ve ilk yarı 2-0 tamamlandı.
İkinci yarı Göztepe fişi çekilmiş gibi başladı maça. Yürüyerek top oynadılar resmen. Bozüyük'ün gol atması kaçınılmazdı. Özcan Kızıltan maçı kenardan taraftar gibi izlerken rakip Ömer'le golü buldu. Maç 2-1 olunca Göztepe biraz daha topu ayağında tutmaya, rakip yarı sahada kalmaya başladı. Tam maça tekrar ağırlıklarını koydular ki İzzet'in asistinde İlhan farkı tekrar 2'ye çıkardı. Maç 2-1 olduğunda tribündeki yaşları 40-45 arasında olan 2 dayı takıma saydırıyordu, 'her maç aynı amına koduklarım adam gibi top oynayın' diyordu. 3. gol gelince arkalarındaki dayı şapkasını birinin kafasına taktı vurmaya başladı. Ne oluo amk derken ortalık karıştı ve 3 dayı birbirine girdi. Kimse ayırmayınca sarıldılar ve 'Hayatımı Siktin Göztepeee' diye bağırmaya başladılar.
Maçla ilgili kısa kısa söylemek istediklerim var;
- Göztepe açık tribünü bitmiş. Nerdeyse ben en öne geçip millete bağırın lan yarraklar dicektim. Hele ikinci yarıda iki kız amigoluk yapmaya kalktı ki, durum evlere şenlikti.
- Kapalı tribün efsanesi 15 yıl önce bıraktığım gibi devam ediyor. Onlar olmasa maç çekilcek gibi değildi.
- Yanımda Duayen Nagip Abi vardı. Duayen deyince Hıncal Uluç dicem sandın dimi lan, avucunu yala amk. Atletico Madrid maçını yaşadım sayesinde.
- Takım iç sahada bile böyle oynuyor Bank Asya yalan olabilir. Özcan Hoca birşeyler yapmalı yoksa 'şampiyon yap bizi götümüzden sik bizi' diyen taraftar onu tenhada kıstırabilir.
- Atatürk Stadı gerçekten soğuktu. Kardeşimle birbirimize sarıldık ısınmak için. Nerdeyse koltukları yakcaktık.
- Tribündeki dayılar efsane. Biri Bozüyük'ün kel kafalı sol bekine 'laaann amuna kodumunun keliii' diye bağırırken 3 sıra aşağıya yuvarlandı. Göztepe aşkı bambaşka.
- Açıkla kapalı tribünler arasında bariz dillendirilmese de husumet var. Karşılıklı tezahürat bile yapılmadı. Göz Göz bile çekilmedi.
- Kale arkasında 20 kadar Bozüyük'lü vardı. Göz Göz falan çektiler, atkı değiştirdiler, kendilerine 'hergeleler' diyorlarmış. Tribünde dostluğu kardeşliği sevmiyorum amk. Göz Göz diye bağırcaksan ne geliyorsun İzmir'e onu biz yaparız zaten.
Şimdi can yakacak paragrafa gelelim. Maça ısrarla çağırdığım Leventdem ve Bodom açıktan söylemeseler bile aldığım duyumlara göre kız arkadaşlarıyla Alsancak'ta romantizm yapıp sıcak şarap içmiş. İçimizdeki dilencileri artık kınamıyorum bile. Dönmeyin yolunuzdan gidin oscara dilenin, kızlara Colin Firth çok iyi oynamış yeaa yalanları sıkın cool görünün tiyatro sözü alın D&R'dan kitap beğenin :(
Haftaya Altay-Orduspor maçında deplasman tribününden gözlemlerimle burda olcam. Bodom ve Leventdem kesin o gün sanatsal bir faaliyet bulurlar kendilerine.
26 Şubat 2011 Cumartesi
Misimovic taşşağını yesin.

Misimovic konusunda da spekülasyona girmek istemiyorum. Galatasaray’da oynamak için bir oyuncunun neler yapması gerektiğini, nasıl mesleğine saygı göstermesi gerektiğini ve neler vermesi gerektiğini çok iyi biliyorum. Benim birinci kuralım mesleğine saygı göstermektir. Buraya gelip antrenman yapmaktır, terlemektir. Eğer terlemek yoksa, benim için bitiyor, ismi ne olursa olsun. Ben böyleydim. Sadece bu, onun dışında birşey yok. Sakız konusu doğru değil.
Dünkü basın toplantısından sonra Patr10'un net yorumu..
Hala bunun üzerine "Misimovic" diye bağıranlar maça falan gitmeyin siz amına koyim.
Türkiye Gerçekleri: Şenol Güneş&Selçuk Şahin
Scugnizzi (o da bir Fener dilencisi) ortaya çıkardı ve her zaman her yerde itiraf ettim “Büyük taktisyen, usta teknik direktör Şenol Güneş’e özür borcum var” diye. Ancak bu durum, Şenol Güneş’in Milli Takım kariyerine laf etmeme engel değil. Kusura bakma dilo, Avrupa takımı elemeden, Kosta Rika’nın 90. dakikada yanlış kararla ofsaytla kesilen yüzdü yüz gollük atağına duacı olarak, Yattara familyasından gelen disiplinsiz yıldızcıklara bel bağlamış Senegal’i (Haşmet Abi’nin o günkü maç öncesi attığı ‘Fadiga’ya dikkat!’ manşetine selam çakalım) uzatmada yenen Milli Takım dünya üçüncüsü değildir, Japonya ve Güney Kore’de düzenlenmiş tarihin en kötü Dünya Kupası’nın üçüncüsüdür.
Ama gel gelelim Şenol Güneş yönetiminde 2003 yazında düzenlenen Konfederasyon Kupası’na katılan Futbol Milli Takımı = 2006’da 12 Dev Madam’dan 12 Cesur Yürek’e geçiş yapan Basketbol Milli Takımı. Peki o takımın görünmez kahramanı sana göre kimdi?
Dur söyleme, ben tahmin edeyim: Yıldıray Baştürk. Yeter be dilo, bir kere de şaşırt! Ne sevmekmiş bu gurbetçileri. Tamam Brezilya maçlarında sırasıyla Hasan Şaş ve Okan Yılmaz’a nokta asistleri vardı ama o Milli Takım’ın görünmez kahramanı Selçuk Şahin’di. Kanıt mı? Al sana kanıt:
Bu yaşıma kadar Ali Sami Yen-Kadıköy fark etmeden her derbide Galatasaray’ı favori gösteren, Alex’i bile beğenmeyen babamın, “Konfederasyon Kupası'nda bayıldım bu çocuğa... Selçuk’u keşke Fener değil biz transfer etseydik” itirafı.
Tartışma bitmiştir, teşekkürler.




