12 Ocak 2011 Çarşamba

Biri sanat yönetmeni mi dedi?

Şaşırmaya hazır mısın sanatsever dilo? Şimdi senin aklınla oynayacağım. Bir şeyin izlenebilirliğinin içine sanatı katarsan, izleyiciyi o kadar içine çekersin yarattığın olguda.

Sen ki sanat yönetmenlerine dilenip durdun bunca sene. 
Jacques Helleu ölmeden önce Chanel'in reklamlarına işte sanat bu dedin. Amelie'ye tamam dilendin de, hangi sahnesinde sanat var da Aline Bonetto'yu göklere çıkardın? Madonna'nın kliplerini izlemeye devam et tüm hayranlığıyla, Christopher Ciccone iyi iş çıkarıyor değil mi?

Stalker'ı izledin, iyi hoş, kabuldür ama 13 dakika salt rayların üzerinde giden adamın sadece kafasını izlemek, bunun neresinde sanat söyler misin lütfen? Sanat anlayışımız mı farklı yoksa benim hayat damarlarımdan biri  mi kopmuş anlamadım ben art'ist :(


Sana sanatla ilgili tek bi'örnek vereceksem şu kliple noktayı koyarım. İlk dakikasından son saniyesine kadar buram buram sanat ve oyunculuk kokan bi'klip. Gülnaz'ın sesi > Madonna desem alınmazsın umarım. Madonna'nın tek artısı janjanlı sahne ışıkları, başka bi'numarası yok.

Klibin sanat yönetmenini söylemiyorum sana dilo. Araştırmacı yönünü kullan ve gerçek sanatçının hakkını ver biraz. 

10 Ocak 2011 Pazartesi

romantizmin doruk noktası, ayna


Türkçe müziğin unutulmazlarından biri, ayna. Sen karizman çizilir diye dinlemedin, dinlediğini belli etmedin. bense '' SENDE UNUTTUM HAYALLERİ, SENDE UNUTTUM SEVİLMEYİ'' diye haykırdım gece gündüz. Popüler olma yaftasını yapıştırdığın gruplar için piyasada tutunabilmeleri için mecburlar dedin, ayna için bu yüzeyselliğinden çabuk vazgeçtin. Peki sana soruyorum dilenci; dön bak aynaya, o sen misin hatırla. hatırla geçmiş günlerini diye kıpır kıpır olmadı mı yüreciğin? ölünce sevemezsem seni diye sevdiceğine sarıldığını hayal edip uykulara dalmadın mı? Özgünlükten bahsettin durdun, al sana özgün; gözlüklerini kliplerde bile çıkardılar mı? rock müziği türkiye standartlarında yapmaya çalışıp kendi özgünlüklerini yaratıp milyonlar satmadılar mı? kel cemil abimizin saf ve içtenliğinde hep bir masumiyet görmedin mi? Severek ayrılmak gibi nefret bir öğeyi bile ayna'dan dinleyince kabullendim desem? sen mi romantiksin ben mi? gurbette yorgun düştün be dilenci.

Göz yaşlarımız sel olurdu be ayna;


Garibim hadi gül biraz
Bu bahar dallar kiraz
Yaşamak hep böyledir
Su biter seller durmaz.

Hele hele çayımın şekeri şarkısı unutulur mu?

ben yaşamaya gelmedim dedim
öyle bir bakıyorum hayata
seni tanımadan öncelerde
rest çekmiştim sevdaya
nasıl olcak bu işler dedim
kurt kuzuyla yan yana
birde aşk olmaz dedim
ama sen çıkıverdin karşıma
dünyaya seni bulmaya geldim
bu dünyaya senin olmaya geldim
bu dünyaya aşkı bulmaya geldim
bu dünyaya senin olmaya geldim
çayımın şekeri gitarımın teli
yazımın sıcağı kışımın ocağı
denizimin sesi melodimin esi
hey şeyim sensin
ana baba bacı acımın ilacı
evimin huzuru aşkımın muzuru
bilgimin kusuru sular gibi duru
her şeyimsin sen
bu dünyaya seni bulmaya geldim
bu dünyaya senin olmaya geldim
bu dünyaya aşkı bulmaya geldim
bu dünyaya senin olmaya geldim


Ayna dinleyerek loser hayatımıza hergün ayrı bir hüsran kattığımız zamanlar hatrına sana yem etmeyeceğiz ayna'yı.


Gittiğin yağmurla gelme dilenci, böylesi daha güzel.

8 Ocak 2011 Cumartesi

Yaşar




Kısa ve Öz..

gelmiş geçmiş en iyi Türkçe Pop müzik albüm üçlemesi.

üzer. sbt :(

7 Ocak 2011 Cuma

Uyanık Kardeşler!


her televizyonda rastlanıldığında mutlaka kanal değiştiremediğimiz filmlerden birisi daha..1974 yapımı bu harika filmi izlemeyen,beğenmeyen varsa hala lütfen futboldan ve müzikten bahsetmesin bir daha.

oyunculuk dersen var,senaryo dersen var,soundtracktin ise allahı var (param yok şak şak..) mekan zaten izmir.her şeyi geçtim güzel insan baba gibi baba hulusi kentmen bile var lan :(

goal,feverpitch filmlerinden blogunda,twitterında replikler yazmayı biliyorsun dilenci.peki ya kadir inanır'ın (doğan) antrenörünün "topa daha sert vur doğan.her attığın top 90'ı bulsun ki,biri gol olsun!" diye idmanda bağırdığından haberin var mı ya da önemsedin mi hiç bunu? ulan bunu rinus michels,franz beckanbauer demiş olsa hemen golcüleri bu basma kalıpla eleştirmeye başlamıştın bile değil mi? :(

daha sonra bu sözü dikkate alan doğan kardeşi erkan'ın(müjdat gezen) katkılarıyla bir kalenin köşelerine 90,80,70 gibi kartondan sayılar koyup birde top makinesi ile göztepe'den fener'e geçmedi mi? al sana amına koyim başarı hikayesi.demek ki türklerde yapabiliyor.

kordonda birasından demlenen kadir abimizin önünde bacaklarını sergileyen hatuna "seni de bacaklarınıda beğenmedim" diye ayarın kralını vermesi nedir ya? ,hulusi babayı keklerken erkan ve doğan'ın söyledikleri "babacım hammaddelerin üzerinde bulunan +004 bakterilerinin 220 fahrenayt ısısındaki sülfürik asitle karbon monoksitin analizinden meydana gelen O-2 negatif elementinin bakteriler üzerinde gösterdiği etkiyle mal daha kaliteli çıkmaktadır." repliği.ulan sanırsın harbiden makinalar yağ yerine suyla çalışacak aq.

gelelim param yok pulum yok şarkısına.bir filmle birlikte akılda kalan başka film müziği oldu mu acaba başka?

dünyada dert çok ömür kısa
hayatta zevk yok aşk olmasa

param yok pulum yok
malım mülküm olmasın ziyanı yok
aşk dolu şu kalbim
işte budur benim servetim

kesem boş hayat hoş
aşktan başka bu dünyada herşey boş
kısmetim bu benim
sevgim var ya ben de zenignim

gelmedin bekledim
senden başka hiçkimseyi sevmedim
aşkın tek ümidim
sevgim benim bütün servetim

hele doğan'ın müzisyen kardeşi erkan'ı gençlik bar'da yakaladıktan sonra söyleme şekli "param yok şak şak şak " dediği kareler yarar adamı.

kısacası uyanık kardeşler,ilyas salmanın ya ya ya şa şa şa'sı ve kemal sunal'ın gol kralı filmiyle beraber bu ülkenin en güzel futbol temalı filmlerinden biridir.

aşkta var,futbolda,müzikte,baba temasıda daha ne olsun lan işte.Goal,Victory,Feverpitch filmini övüp duracağına dilenci birazda bunları söyle amına koyim.

Badi: Turkish E.T.

Sene 1982. Steven Spielberg E.T. the Extra-Terrestrial diye bi'film çıkarıyor gün yüzüne. Bilimi kurguladığı aşikar Melissa Mathison ile. Başrollerinde Drew Barrymore da var, daha 7 yaşında üstelik. "Aneaa doğru la" dediğini duyar gibi oldum. Sinema tarihi daha önce böyle bir film izlemediğinden, büyük bi'sükse yaparak tüm dünyada yer ediniyor.

Çok geçmeden, tamı tamına bir sene sonra, başta Spielberg'ün daha sonra tüm dünya sinemasının yüzüne tokat gibi bi'cevap geliyor. Badi: Turkish E.T. Yönetmenliği Zafer Par, senaryosunu Barış Pirhasan'ın yaptığı bu film okullarda adeta ders niteliğinde olacak bi'eser halinde olsa da gözümüzde kolpa sinemaseverler tarafından burun kıvrılıyor. Şimdi oku ve utan imdb uleması, bak sana neler söyleyeceğim;

- Filmde Badi'miz dünyaya gelince, çocuk onu saklamak için bodrumu kullanıyor tüm cana yakınlığı ve koruma duygusuyla.

- Esas oğlan yine tüm Türk gelenek ve göreneklerini yansıtmak için misafirperverliğini gösterir. Dünya üzerinde bizden başka hangi insan uzaylıya lokum verir söyler misin dilo? Şimdi Spielberg'ün mü bilim kurgu yoksa bizimkisi mi?

- Babanın uzaylıyla karşılaştığı ilk an sergilediği tavırlar ve kurduğu cümleler, mimikler vs. Bu tadı Spielberg'ün E.T.'sinden alabildin mi hiç?

- Filmin sonunda Badi'nin çocuklarla seyyar satıcı arabasıyla İstanbul semalarında gezinmesi > E.T'nin diğer bebelerle bisiklete binip gözden kaybolması.

- Badi'nin çıkardığı sesler 2011 yılına geldiğimiz halde hala hollywood'ta şu anki teknolojiyle çıkarılamıyor desem?

İşte oyunculuğun son raddede oynandığı bu sahneye bi'göz at;


Unutmadan şunu da söylemek lazım; dünya üzerindeki en güzel afişlerden biri olmasına rağmen, sen gidip fayt kılab'ın sabunu almaya devam et dilenci. V for vendetta'nın maskeli afişleri duvarlarını süslesin. Bravo sana Türk sinema tarihinden uzak adam.

Defans gibi Defans ALPAY ÖZALAN!


Var mı onun gibi bir stoper şu an bu ülkede? Türk milli takımı averaj takımı olmaktan kurtulduysa 17-18 yıl önce bunda en büyük pay sahiplerinden biri de Alpay Özalan'dır.Genlerinde savaşçılık,hırs ve kabiliyet taşıyan bu cengaver tabi ki İmparator'un radarından kaçmıyor ve Fatih Terim'in tercihiyle Ümit mili takıma çağrılıyordu 1993 yılında. O dönem milli takıma alınmasıyla umut vaadeden Alpay'da Altay'dan Beşiktaş'a transfer olmuştu artık.Beşiktaş günlerinin başında takımın hocası Gordon Milne'ın 11'inde düzenli forma şansı bulamamıştı.Ancak Milne'nin görevden alınmasıyla Almanya'dan Beşiktaş'ın başına getirilen Cristoph Daum,Alpay'da ki hamurun farkına vardı ve ona 11'inde şans tanımaya başladı çoğu maç.1993-1994 sezonununda şampiyonluğa erken havlu atan Beşiktaş'ın tek asılacağı hedef Türkiye Kupasıydı artık.Beşiktaş'ın finaldeki rakibi ise ligde dolu dizgin giden Hollmann'lı Galatasaray..Finalin ilk ayağı 6 nisan 1994 günü Ali Sami Yen Stadyumundaydı.Dahi Daum maçtan günler öncesi gazetelere verdiği demeçte Hakan'ı durdurmak için Alpay'a büyük iş düşeceğini söylemişti.Bununla yatıp kalkan Alpay'da yine hırsının kurbanı olmuş çok sevdiği kankasını attığı bir tekme ile bu hale getirmişti maçın ilk yarısında.



Burnu kırılan Kral Hakan Şükür'de pes etmiyor, ilk yarıyı tamamlamaya çalışıyordu tampon takviyeleriyle.(Türkiye ligi çok sert diye durmadan ağlayan götoğlanı yabancı futbolcular al amınakoyim sana sertlik.bu memlekette Alpay Özalan gerçeği vardı lan.)


Maça gelirsek maç 0-0 bitti.Alpay 2.kırmızıdan atıldı.spor yazarı Atilla Gökçe maç sonunda Alpay-Hakan eşleşmesini eleştirdi.daum-hollmann için "artık alman turşusu yemekten gına geldi" gibisinden mantıksız bir açıklama yaptı.bazı spor yazarlarıda alınan 5 nisan ekonomi kararlarının Alpay'ın üstünde baskı yaratmış olduğunu,Hakan'ın burnunu kırmasının sebebininde bu olabileceğine dikkat çekiyordu.

Alpay açısından bakarsak olaya..yukarda gördüğünüz gibi Hakan Şükür maç sonu hastaneye koşuyor, can-ciğer kankası Alpay'da Hakan'ı yanlız bırakmamak için 55.dakika Tugay'a çift dalıp 2.kırmızıyı yedikten sonra Hakan'ın peşinden hastanenin yolunu tutuyordu.Buydu kardeşlik,dostluk,sevgi..(şimdi nerede o arkadaşlık.amına koyim quaresma kankalarını topluyor işte en fazla.)

Finalin ikinci ayağında Beşiktaş kendi evinde Galatasaray'ı Alpay'ın uzatmalarda attığı golle 3-2 deviriyor ve Türkiye Kupası'nı elimizden kapıyordu.Alpay'ın attığı golde Hayrettin'in yine hatasının olduğunu ve Hayro'nun maçı yine gazete sayfalarında (*) ile tamamladığını es geçmeyelim :(

Milli maçlarda da baş kahramanlardan biriydi Alpay.94 dünya kupasında İsveç'i yukarılara taşımış Kara golcü Martin Dahlin'e adım attırmadı EURO96 grup elemelerinde.Bizde İsveç'ten tam 4 puan aldık o grupta.İsviçre'de 2-1 kazandıgımız grup eleme maçında daha sonra Sion-GS maçlarında forma giyen Marco Grassi'yi,Dortmund'un o dönem ki isviçreli bombacısı Chapuisat'ı etkisiz hale getirdi.Kazanılan zaferleri o günlerde terörden canı yanmış türk milletine selamı vererek kutladı.


Herşeyden önce ona forma vermiş Fatih hocasını mahçup etmedi. ta ki takvimler 11 HAZİRAN 1996'yı gösterene kadar... (can dündar belgesel stayla)

Euro 96'da hırvatistan,danimarka,portekiz grubuna düşmüş a milli takımımız bir ilki gerçekleştirecek ilk maçı boban'lı,suker'li,prosinecki'li hırvatlarla oynayacaktı.

Fatih Hoca bu defada yine bir sürprize imza atmış Vedat inceefeye görev vermişti 11'de.maç 0-0 devam ederken vedat hırvat golcü boksic'le çarpışmış ve boksic'in yerine vlaovic girmişti oyuna.maç böyle bitecek derken 86.dakikada bir pozisyonda savunmanın arkasına sarkan vlaovic'in peşinden koşan alpay düşürüp düşürmeme arasında kararsız kalınca vlaovic golünü attı bütün kabak alpay'ın başına patladı.türk medyası alpay'ı topa tuttu.kimi gazeteler 2 maç fazla oynayacaksın diye değer mi alpay gibisinden manşetler attı.uefa arada bizim alpay'a fair-play ödülü verdi bu tartışmalar sürerken.türk medyasının neredeyse alpay'a "ödülü götüne sokarsın artık" demediği kalmıştı hatırladığım.alpay'sa o an basiretinin bağlandığını söylemekle yetindi ve ekledi:


Turnuva'dan 0 gol 0 puanla ayrıldık.Alpay ülkenin en popüler mankenlerinden Cansel Özzengin'le olay bir evlilik yaptı.Terim G.Saray'ın başına geçti.Mahsun Kırmızıgül hemşerim adlı dizide başrol oynadı.Alpay'da Beşiktaş'ta devam etti futbolculuguna.Beşiktaş 5 ay sonra uefa kupasında Valencia ile eşleşti.Alpay'ın düşürmediği Vlaovic'te oradaydı ve "Alpayınızla gurur duyun.delikanlı adammış" gibisinden yorumlarda bulundu maçlardan önce.

Fatih Terim'den sonra Milli takıma gelen Mustafa Denizli'ninde vazgeçilmezlerinden biriydi Alpi.Bursa'da 1-0 devırdıgımız Hollanda macında Van Hooijdonk'u indirip penatıya sebep olmuştu ama bu defa Seedorf topu dışarı atmıştı ve Hakan'ın golüyle 1-0 kazanmıştık maçı.olası bir kötü skorda kabak yine Alpay'ın başına patlayacaktı net.Alpay'da zaten maçtan sonraki hafta televole'de "medya beni o kadar baskı altına aldı ki abi yolda önümden biri geçse düşürecekmiş gibi oluyorum artık" demişti :(

1999 yılında Beşiktaş'la ipleri koptu Alpay'ın.Jet Fadıl-Fadıl Akgündüz bonservisini aldığı Alpay'ı Fenerbahçe'ye kiraladı.Fenerbahçe'nin tarihinin en kötü sezonlarından birini yaşadığı dönemde 1 yıl Formasını giydi Fenerbahçe'nin.Euro 2000 başlamadan öncede Aston Villa'ya imza attı.

Euro 2000'de İtalya,İsveç ve ev sahibi Belçika ile aynı gruptaydık.İtalyanlara 2-1 yenıldık.İsveç'le turnuvanın en boktan maçı olarak kabul edilen bir maç oynadık 0-0 bitti.Belçika'yı Kral'ın 2 golüyle geçtik ve çeyrek finalde rakip Portekiz'di.Alpay yine hırslanmıştı Nuno Gomes,Joao Pinto,Sa Pinto gözüne kestirdiği forvetlerdi şimdi Portekizde.Ama bela ya alpayı buluyordu ya da alpay belayı. 29.dakika o ana kadar çaktırmadan tahrik edip sinsilik peşinde koşan Fernando Couto-Alpay münakaşasında Alpay Couto'ya sağlam bir yumruk attı yerdeyken hakem hollandalı Dick Jol bunu gördü ve kırmızı kartla alpay'a yol verdi.maçta arif bir penaltı kaçırdı.portekiz 2-0'lık galibiyetle yarı finalde fransızların rakibi oldu.bizim alpay'da yine günah keçisi..

Alpay turnuva sonunda Aston Villa'ya gitti.Ünlü fransız yıldız David Ginola ile pozlar verdi ve başarılı bir sezon geçirdi İngiltere'de.tabi yine hırslı ve sinirliydi.Arada yine çok özlediği Televole'ye röportajlar veriyor."burada futbol bir eğlence.burada anama sövseler bile nedediklerini anlamadığım için kendimi kaybetmiyorum" diye isyanının dile getiriyordu.



Haziran 2001'de,Dünya Kupası grup elemelerinde Makedonya karşısında Oktay ve Hakan Şükür'ün aşırı formsuz olduğu dönemlerde o sahneye çıktı ve çok zorlandığımız makedonların karşısında defans oyuncusu olmasına rağmen hat-trick yaptı.Maçın 3-3 bitmesini sağlayarak karizmamızın çizilmesini hem engelledi hemde altın değerinde bir puan getirdi bizlere..



2002 dünya kupası grup elemelerinde 2.olup baraj maçında avusturyalıları ezdikten sonra finallere katılma hakkını elde etmiştik.villa park stadının sinirli türk çocuğu alpay özalan dünya kupasında oynayacaktı.brezilya maçını kaybederek başladık,kostarika maçı 1-1 bitti.çin'i 3-0'la geçtik.brezilya'nın da yardımı sayesinde 2.turdaydık.japonları "son mohikan davala" bitirdi.senegal maçında diouf'tan henri camara'dan çekiniyorduk ama alpay-bulent korkmaz tandemi ile sorunlar başlamadan biterdi.ilhan'ın golü yarı final'i getirdi.gruplarda oldukça zorladıgımız brezilya ile yine eşleşmiştik yarı finalde.scolari bin pişmandı belkide kostarika'yı 5'ledğine.hedef finaldi artık ama ronaldo'nun pis burunu buna izin vermedi.g.koreyi yenip 3.lükle teselli bulduk.Alpay için FIFAWORLDCUP resmi sitesi şu tanımı yapıyordu

THE BIG DEFENDER!



2002 dünya kupasının ardından Alpay'ın talipleri çoğaldı.Aston Villa Alpayı kesinlikle bırakmayacaklarını söyledi.O dönem basına göre İnter,Arsenal gibi devlerde Alpay'ın peşindeyi.Aradan geçen zamanda bizler alpay'ın artık büyük transfer yapmasını beklerken EURO 2004 grup elemelerı İngiltere maçı geldi çattı.Kazanılan penaltıyı dışarı atan Beckham'ın yanına koşan Alpay Beckham'a atarını yaptı ve işte o günden sonra Alpay Ada'da istenmeyen adam ilan edildi.Vasat futbolcularını bile medyatik yıldız ilan edenİngiliz milliyetçiliği Bu defa Alpay'a karşı hortlamıştı.Bizim medyamızda bile "maçı kazanamayışımızın sebebi Alpay'dır!" diye manşet atanlar vardı yahu köşelerinde...Fatura yine Alpay'a çıktı hemde bu kez çok ağır..


Aston Villa'dan haksız yere kovulan Alpay'ımız 2002 Dünya Kupasınında etkisiyle Incheon United ve Urawa Blue Diamonds takımlarında futbol yaşamına devam etti.Bilgisayarlarla kafayı bozmuş Ersun Yalan'ın A milli takımına Hakan Şükür'le beraber alınmadı.İlerleyen günlerde tekrar Avrupa'ya Almanya'nın Köln takımına transfer oldu.Ersun Yanal'ın kovulmasının ardından Fatih Terim'in tek yetkili olmasıyla birlikte milli takıma alındı yeniden hem de Hakan Şükür'le beraber.Elemelerde iddiamızı sürdürmemiz gereken 2-2'lik Danimarka maçında başarılı bir oyun oynadı.keza Tümer'in golüyle 1-0 kazandığımız Ukrayna maçında da öyle.Arnavutluk'u deplasmanda devirdiğimiz maçta milli takımın gruptan çıkma umutları tükenmişken yeniden şahlandıran Fatih Hocasını omuzlarına aldı.Olimpiyat stadından Almanya'yı 2-0'devirdiğimiz özel maçta Fatih Hoca Almanya'da forma giydiği oyuncusunu onurlandırmak için kaptanlık pazubandını Alpay'a teslim etti.

Artık 2006 dünya kupasına kalmak için tek engel İsviçrelilerdi.Alpay yine hırslıydı.Golcüleri Frei onun için ezilmesi gereken bir böcekti sahada.İlk maçı orospu çocuğu sarı pipi sol bek Magnin'in sinir bozucu tahriklerinin etkisiyle 2-0 kaybettik ama rövanşta 2.xamax zaferi yaşanabilirdi.seronomide Alpayın milli marşı çoşkulu söylemesinin bile bazı ahlaksızların köşelerinde nasıl kullanılacağını bilmiyorduk ama sonraları..

Maça konsantre olmuş Alpay 20.saniyede Frei'in onundekı topa elıyle dokundu ıstem dışı bır hamleyle hakem penaltı noktasını çaldı.Asidi kaçmış gazoz gibi olmuştuk bir anda.Ama Fatih'in Aslanları ilerleyen dakıkalarda Tuncay ve Necatı'nın gollerıyle 3-1 e getırdı.bır gol lazımdı bıze artık.Derken Tolga ınanılmaz bır hata yaptı ve golu yedık.Tuncay'la bır gol bulsakta yıne yetmemıstı.Maç sonu Isvıcrelı orospu cocukları bırden soyunma odasına kosmus ınanılmaz bır bıcımde gergın olan ortamı ıyıce germıstı.Tabı Blatter babalarıda arkalarındaydı.Alpay buna dayanamadı ve bastı gotlerıne tekmeyı bu orospu çocuklarının...




Sonra ne mi oldu? Blatter babaları bu orospu cocuklarını kolladı.Bızım medya gunah kecısını tabı kı Alpay ilan etti!Mesela Tolga'nın hatası daha barız bır hataydı ama kımsenın sıkınde degıldı varsa yoksa Alpay'dı suçlu!..Vay efendım o nasıl mıllı marş okumaymış,ee öyle coşkulu okursa zaten hata yapacağı belliymiş.Birden çakma vatanseverler Alpay'ı eleştirmeye başladı.Sen nasıl onlara vurursun,nasıl milli marşı böyle kavga eder gibi okursun dediler.Beckham olayında onu korumayan medya yine Alpay'a ödetmişti diyeti.Milli takıma bu kadar emek vermiş bir Alpay Özalan Milli formaya böyle sessiz sedasız veda etmek zorunda kaldı.O gün attığın o tekme çirkef Magnin ve çetesineydi.Bizden sana geç kalınsa da yine helal olsun Alpay Özalan!

Bu da milli marşı bu kadar çoşkulu okuması yüzünden suçlandığı görüntülerden kesitler:

Ulan bu marşı böyle okuduğu için adamı afaroz ettiler veda maçı bile oynatmadan :(






İbrahim erkal'a dilenmek


Yeri geldi saçları ile dalga geçtin, yeri geldi müziğine laf ettin. aslında tüm bunların altında petek dinçöz ve emine ün ile olan ilişkilerini kıskanman vardı, itiraf et dilenci. tutku şarkısını dinlemeden yorum yapma; ''Sen özümsün, sen sözümsün. İki gözümsün sen.'' Garson olarak çalışırken müzik tutkusu ile bağlamasını eline alan ibrahim erkal'ın hayat hikayesi hiç avrupai gelmedi sana biliyorum, ama ben de sana de get yalan dilenci diyorum. peki güzel şarkı yaratma üstatlarından ibrahim erkal'ın GALATASARAYlı olması da mı olmaz dilenci? senin dalga geçtiğin aforizma ile gözyaşlarına boğulduk biz; '' unutma! unutulanlar, unutanları asla unutmazlar.'' canısı şarkısı ile dalga geçtin, hiç mi motorsikletin arkasına canısı yazmanın karizmasını farkedemedin? canısı kadar samimi bir iltifat bulabildin mi sevdiğine, bebişim, lolişim demek yerine? hanginiz onun kadar güzel ''aşık olsam'' diyebildiniz? rihanna'nın kliplerine dileneceğine, ibrahim abi'nin bir pantolon bir ceket gittiği sen aldırma klibini izle dilenci. peki canısı dizisindeki oyunculuğu? arabesk aşkıyla bizi '' dolam dolam, full olayım mı?'' diyen ibrahim abi tutuşturdu. ilk sigaramızdan nefes çekip sevdiğimizi düşünürken, ne bugün ne yarın unutmayacağım dedirtti. senin özenti albümlerine inat, tüm şarkıları ve besteleri kendine ait olan ibrahim erkal ile kadehlerimizi tokuşturduk dilenci.


yer ve gök inlesin cimbom diyerek

kimde bu taraftar kimde bu yürek
yetmiş milyon el ele gönül gönüle
aslanlar geliyor kükreyerek.

diyen ibrahim abimizi sana yedirmeyeceğiz.

İŞTE YÜREK, İŞTE BİLEK. GELİYORUZ ASLANLAR GİBİ!

5 Ocak 2011 Çarşamba

Başarının adı cem özer




Birlikte rol aldığı 90-60-90 dizisiyle Türk sinemasına armağan ettiği Nurgül Yeşilçay’dan boşanmasını bekledin di mi “Borçları yüzünden karısının parasını bitirdi. Nurgül’ün sabrını taşırdı” lafını sokmak için… Peki Cem Özer’in yanında Nurgül de kim oluyor dilenci? Cem Özer’e kız mı yok? Kadının kralı Esin Maraşlıoğlu’nu bilboard’lara ilan vererek sen mi tavladın? Taksinin arka koltuğunda götürdüklerinin sayısı, asal sayı bile olamaz desem?


Aşk hayatını çekememek mi neden oluyor sendeki Cem Özer kompleksine anlamadım. Kemal Belgin Türkiye’ye üç puanlı sistemi getirdi diye saygıda kusur etmezsin, Cem Özer’i talk-show’un yaratıcısı olmasına rağmen günah keçisi ilan edersin? Sen gerçekten samimi misin?


Cem Özer olmasa Cem Yılmaz olmazdı, yoktu!!! Laf Lafı Açıyor sayesinde televizyona bağlanmaya başladık Türk halkı olarak. Hele bir de yaz mevsimi gelince dekorun, hatta yerin ve zamanın değişmesi.. Mustafa Sandal’ı konuk ettiği ve kahkaha tufanının koptuğu program, Reyting Hamdi’ye bile konu olmuştu ince bir zeka ürünü olan “Karadeniz’de dağlar kıyıya neden paralel Musti?” sorusu hatırlatılarak…


Sadece sen değil meslektaşları da çekemedi Cem Özer’i ama tüm Bizans oyunlarına rağmen yine de dibe çekilemedi Cem. Berbat bir şovmen ama ortalama bir dizi oyuncusu (Biz Size Aşık Olduk başyapıtı) olan Beyaz’a da yolu Cem Özer açmadı mı sinema için?


Neye el attıysa, başarılı oldu.. Türkiye’nin tek gerçek starı Küçük Emrah’ın “Vurmayın” filminin Small Emrah’ın bugüne kadarki en başarılı projesi olmasında Fatmagül’ün suçu var, Cem Özer’in payı yok.. Yemezler.. O filmde sadece oynamadı, “Kötü adam nasıl olunur?” ders verdi Cem Özer. Tıpta okuyorum ayağına okey oynamaya gitti, esrarla yakalandı ihale yine Emrah’a kaldı. Üst komşusu eski Galatasaraylı Çingene Arif’in eski sevgilisi Leyla Adalı’ya da gereken cezayı kesti. Sen sanıyor musun ki Ezel dizisinin lokomotifi Kerpeten Ali doğaçlama bir dizi karakteri. Net Vurmasınlar’daki Cem Özer’den arak.



Kral Hakan Şükür’ün unutulduğu bu zamane çağında Berlin in Berlin’de ölen kardeşinin eşine de sen mi sahip çıktın dilenci? Ya da absürd komedi denemesi olan Karışık Pizza’nın kallavi bir drama (Sarı Mersedes gibi) dönüşmesine sen mi neden oldun dilo? Üzgünüm ama adam başarılı beyler. Neye el atsa başardı. Neredesin Firuze’ye de renk katmadı mı? Galatasaray Türkiye’dir, başarının adı Cem Özer’dir.

3 Ocak 2011 Pazartesi

Sistem yalanları ve Dünya Futbol Tarihine şekil veren Sergen Yalçın'ın araba hayali






Sergen yalçın'ın tek bir futbolculuk hikayesi > 1974 hollanda'sı


adam diyor ki; '' arabanın peşinde olduğum için gol attım ''
bu ne demek? demek oluyor ki; dünyanın bütün sistemlerini topla, total futbolun önderi dediğiniz hollanda'nın
1974 yılındaki popülaritesiyle çarp ve üzerine 433 rakamını ekle. bir tane sergen yalçın anısı etmiyor :(

sergen yalçın, hedef koydu ve başardı. daha genç, daha yeni, daha hevesli... piyangodan araba düşmüş. zamane temprası...
ne arabaydı ama.. eklemeden olmaz: tempranın futbola etkisi > surinamlıların total futbola etkisi. şimdi çıkıp kafa
dikip, horoz gibi de bikbikleyenler olacak. açıklamak bizim işimiz. en sevdiğimiz iş açıklama işi.

sergen araba almak için gol attı. futbol tarihini etkiledi. buna sebep olan araba siyah renkli bir tempra.
surinamlı rijkaard 1974 model kafasıyla, iyi de bir ücrete türkiye'ye geldi. galatasaray'ın tarihini değiştirdi.
1999'dan sonra türkiye'nin görmüş olduğu en büyük enkaz mecidiyeköy'deydi.hem de stadyum daha yıkılmamışken...

sergen gol attı. total motal bilmez.Sergen'in tek bildiği total, arabasına benzin koymak için gideceği pompacının adıdır. sen
oraya benzin istasyonu dersin gerçi dilenci. olsun.. ben de sana mide bulandırıcı olarak gördüğün okey'de ( 40 yılda 1 )
aynı masada denk geliyorsak (tatilde cunda adasında karşılaşırız belki) ; '' istasyon gibi oynama'' derim. farkımız bu.

sen istasyonu öyle kullanırsın, ben de böyle.


sistem dediğin nedir ki ? bir de bölmüşler 4-3-3 ü farklı şekillere. yok efendim 4-2-1-2 yok efendim 4-1-2-1-2. yok efendim
kanatlardan bindirmek daha iyi oluyormuş böyle. yok efendim oyunu 25 metreye sıkıstırınca sen istemesen de gol oluyormus vsvsvs...
ayıptır ya. aklın alıyor mu böyle bir şeyi? sistem mistem yok hacı. oyuncuyu yönetme var. bunun dışında illa da sistem
diyorsan, cocukların yapmıs olduğu basit, bir pil, bir iletken tel ve uzaktan kumandalı arabasının farını kırıp içinden cıkardığı
lambasını yakmak için kullandığı ufak sistem > all of total systems. parmaklarını aynı anda kullanarak hem takım oyununu öğreniyor,
hem bloklar arası bağlantının kralını yapıyor, hem de karanlığı aydınlığa ceviriyor. 3 kuruş masraf yapmadan yapıyor bunu.
demek ki neymiş? bir sistem ugruna, ya da sistem kuracam ayağına milyon tane oyuncu ismi verip trilyon tane masraf yapmak
lüzumsuzmuş. çimentosuz gökdelen, geri dörtlüsüz takım olmaz. her takımın geri dörtlüsü vardır. her gökdelenin de çimentosu.
iyi usta gelir iyi çimento atar, kötü usta gelir kötü defans yaptırır. böyle açarak anlatıyorum, örnekler veriyorum sıkılma diye dilo.

defansın gevşekse, takımın gevşektir.


mourinho'nun interle finale çıkışını izlemedim deme üzersin. ne oldu uzaylılara? katalan barsalılar uzay bilimleri fakültesine ne oldu? gökdeleni dikmişler takıma da ne oldu? kim kazandı?
defans yapan kazandı. kim kazandı ? zamanında lucescu kazandı. hala daha kazanıyor ya... kim kazandı? euro 2004 yunanistan'ı kazandı.
kim kazandı? defans yapan kazandı!

bu arada kocaman bir alkış gelsin: http://en.wikipedia.org/wiki/File:Greece_2004_lineup.png





defans önemli bir şey olmasaydı, süper güç amerika'nın enbiyey'indeki seyirciler; '' difenss diifenss'' diye bağırmazdı!

önce difens, sonra ofens. ne kadar ekmek o kadar köfte. gerçi sen köfteyi ramiz'den yersin. ama hiç kokusu burnuna geldi mi kabataş'ta, benzinliğin yanında
duran köftecinin sucuk-köfte ızgara kokusu?

en çok sevdiğin yiyecek, aç karnına istatistik ezberlemek değil mi?
istatistik hiçbir skim değil yiğenim. hiç boşuna heveslenme hevesin kursağında kalır. bunu senle tartışmam bile.

ne oldu uzaylı barsa'ya? mourinholu inter koymadı mı? ne oldu kıröyflü yılların yılı sistemine ? kıçı kırık bir defansif anlayışa mı boyun eğdi :(
top yuvarlak olabilir ama zihniyeti yuvarlak olanlardan da hiç hazzetmez.bunun için 4-3-3 ü bir kağıda sistemleyip farklı vaaryasyonlarda taktik çiz bakayım. defanstan tut aşağıya doğru noktaları birleştir. kanatlara ve forvete kadar. sonuç: http://img209.imageshack.us/i/433topalsistem.png/:



yuvarlak hesap bir sonuç çıktı işte :(

bunları bu güne kadar düşünmediyseniz eğer: üzdünüz farkında mısınız?

aynı mavrinyo real madrid'in başında ofansif bir kadroyla çıktı noy kampa. noldu? bu sefer kaybetti. neymiş ? defans yapmak > 433 + 25 metre'de aç karnına top sıkıştırmak.
aklın alıyor mu inzagi'nin milan'da sağ açıkta oynamasını.433 te güya sağ forvetmiş. pes diliyle anlatayım daha iyi anlarsın sen: rwf !
eğer takımının başında bir dört üç üç cü varsa bunu yapar. hollanda bıraktı bu sistemi. başarıya endekslenme zamanını yaşıyorlar.
ulan koskoca dergi var 4-4-2 diye. sen hala neyin derdindesin. mesela 4-4-2 yi sistemden saymazlar. saymamaları daha iyi. 4-4-2 bizim olsun, 433 sizin.
arka mahalle bizim, hollanda sizin :(

1 Ocak 2011 Cumartesi

Overrated Griffin

Gün geçmiyor ki dilenciler kendilerine yeni bir yıldız yaratmasınlar. Bu yılın modası overrated kralı Blake Griffin. İsyanını duyar gibiyim dilenci, 'ama çok yükseğe sıçrıyor yeaeaeaeae'. Sana tek lafım var, DÖN YOLUNDAN DİLENCİ!
Sen Zukauskas kardeşleri bilir misin? Nerden bileceksin ki, dur anlatayım sana Litvanya forması giyen iki kardeş. Biri 2.18 Eurelijus diğeri de ondan daha kısa olan Mindaugas. Bana bunu neden anlatıyorsun deme, oku öğren hep futbol mu okucaksın. Bu iki kardeşten küçüğü Mindaugas'ın bu yazıyla alakası yok, onu sana genel kültürün artsın diye söyledim. Diğer kardeş uzun ve büyük olan Eurelijus hayatı boyunca boyunun ekmeğini yedi bu piyasada. Tarihin en iyi uzunu Sabonis özel olarak çalıştırmasına rağmen, Eurelijus adam olamadı. İşte bu yetenek fakiri pivotun bile post oyunu vardı ama senin naylon kahramanın Griffin'in yok be dilo. Gör gerçekleri dön yolundan. Sen nba saçmalığında en yukarı zıplayanı şampiyon ve mvp ilan etmeye devam et. Gerçek basketbol izlemek istersen birikte bir euroleague maçına gidelim.