13 Ocak 2011 Perşembe

utanacaksan okuma :(

Allahım şu an o kadar mutlu ve mesudum ki... şu blogun varlıgı dünyanın aslında güzel bir yer oldugunun kanıtı değil mi? yine sazı elime alıyorum gerçekleri bir sille gibi yüzünüze indiriyorum desem???

unit one lesson one, activity one;

tamam anladık facebook'ta müslüm gürses gerçeği varken belle & sebastian paylaşıyorsun, tamam blogunda sosyal mesaj kaygılı " sanat toplum icindir " postlarını giriyorsun anladık. ama şunu acıklamazsan peşini bırakmam;

Hangisi Sanat?...
Solda görmüş oldugunuz şey van gogh'un Gwiezdzistanoc Portesi :/ bilinen adıyla yıldızlı gece.

Ulan şimdi cafe ortamında kızlara hava atıcam diye van gogh hikayeleri sallarsın tamam da bu ne lan? yeğenim aynısını cizdi gecen kızdım cocuga yırttım bu ne lan diye... ne ki şimdi bu derinlik falan diyip aydınlatır mısın beni?
Sanat ne o zaman diye karşı atak yapiyorsan hemen alta bak. bak baak.

AL SANA SANAT;



Sanatın tanımı budur; Kral'ın kafa vuruşları. net.
tartışır mıyım? tartışmam

Van gogh şu kafa vurusunu yapsin o zaman. sanat toplum icindir iste. bu gole milyonlar ağladı. biz de staddaydık. 37 yaşında fener'e gol atmak diye başlık bile var olm ne diyosun sen? populerleşim bologna macındaki fotografi koymadım. tamam gerçekleri yüzüne vurucam dedim ama ağlamanı da istemem. bu kadarı sana yeter. part 2 de ağlarsın belki (cesaretin var mı aşka?)



2- Bu konunun üstüne cok gittik ve kabak tadı verdik kabul ediyorum ama birazcık da olsa aydınlanmak istemiyor musun?

Bunu hepimiz tanıyoruz. Kewell, kuvıl furom gaasaraaay.

ekşide 766 capsi var böyle. üşenmedim tek tek saydım.

1-adam aussie mi awussi mi ne öyle bi şey. zaten kalıtımsal olarak hayata 4-0 önde başlamış.
saclar; gittiği berberin önünden gecemem ben.
disler; dis mi sanat eseri mi belli değil. özel dişcisine selam olsun.

üstündeki forma; ulan ben giysem bana da tapman lazım. yalan mı?

sonucta overrate edilmis bi gülümsemesi var.

peki diyeceksin bu da mı gol değil? değil dilo sana sempatigin allahını göstereyim mi?


AL SANA KARİZMANIN KRALI;

CAFER AYDIN...

gülümseyeceksen böyle gülümseyeceksin.
ulan ben bile kız keserken artık gözlerimi kısmıyorum kivıl'daki bu sevimlilik ne anlamadım. :(

cafer aydın: adamda dis kalmamıs be. emekci cafer:( az kendini yere atmadın ama en kral forvetlerden biriydin baba. saygıda kusur ettiysek affola.


part 3. abi burada jeux de fants'da sarılarak cimentoya dalan ciftler icin gözyasları dökmüs, facebook'ta milyonlarca like yapan sözüm ona aşıklara inat hagi tugay sarılması koyacaktım ama araştırmacı gazeteciliğim de bu kadar. zaten deli imla hatası yaptık şimdi vakit bulamadım.
sen gerçekleri öğrendin mi onu söyle; bodom söyle mutlu oldun mu? bu deli adamı unuttun mu :(


Hız Yapma - Kontrol Sende!

Toplumsal mesajın gırla olduğu güzelim toplumumuzda ağzı olan konuşuyor. İzin ver de şimdi ben konuşayım. Eğer toplumsal mesaj verilecekse bunu polis gibi polis Ahmet Şengül vermeli. Bilinçsiz vatandaşlara tüm bilinciyle ve karakteriyle hayat kurtaracak öyle bi'mesaj vermiş Polis Ahmet Şengül, sen şimdi 248 promil alkollüyken dahi bunları dinlesen, söylediği sözler mıh gibi işlenir aklının bi'köşesine.

Şarkının sözleri Edgar Allan Poe'nun saçma kelamlarında daha iyi desem bana William Shakespeare ile mi savunacaksın kendini?
Kafa yormaya gerek yok, basit ve net;

hız hız, hız hız
yapma, yapma, canlara kıyma
olsan da yolların kralı, unutma hiçbir kuralı
unutanlar öteye gitti, uyanlar hayatta kaldı

Şunu da söylemeden geçemeyeceğim;

Klibin sonlarına doğru Ahmet Şengül'ün rap'i > Ceza'nın beatleri desem, mamamamamimimimiamamamimimi mikrofon şov demezsin bana değil mi? :(

Şimdi saykodelik klibi izle ve hayatta kal! Klibin en iyi ve en içten sahnesi; ölümü garanti olsun diye, üstüne bir de alkol alır derken ki el hareketi der seni başbaşa bırakırım;

Daha iyi solak geldi mi?



Sana göre Arjantinli Celil, bana göre karşısındaki sağ kanatlar sefil! Kumaşından kuşkun var gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var…


Evet Anıl’ın golüne kenarda sevinerek gerçek Galatasaraylı olan İnsua ve Beypazarı Şeker maçında Mustafa Şahintürk model poposu ile topları saklayıp Marek etme Heinz ortaları ile galibiyeti getiren Culio. Sence de takımda 2 Arjantinli’nin olması tesadüf mü? Dön yolundan dilenci ve oynadığı sürede kalitesini özellikle kumaşını ispatlayan, 5. haftada 6-0 biten Konyaspor maçında attığı golle galibiyetin ve hatta sezon sonundaki şampiyonluğun mimarı olan Carrusca’nın hakkını ver.


Carrusca’nın kupadaki Denizlispor maçında attığı aşırtma golünün, Emre Belözoğlu’nun Mallorca’da attığı aşırtma golünden farkını söyler misin bu arada?


Carrusca, hilbert gibi bek denenseydi, şimdi insua'nın bindirmelerini överek yedirdiği gollerin üzerini örtmek için çarşafa gerek kalmazdı.


Unutmadan; Arda şov'un olduğu, Mehmet Topal'ın gelir gelmez 11 çıktığı 3-2'lik Liverpool maçında Carrusca sonradan değil de ilk 11'de başlasa skor 4-3 lehimize idi. sbt :(

12 Ocak 2011 Çarşamba

Hadsiz!



şu adamın yüzündeki sevimliliğe bakın hele..aksaray üst geçidinde saat satıyor olsa sırf şu güleryüzü için düşünmeden alırım o saati 20 lira fiyat bile çekse. net :(

ama şu alt resimde ki vatandaş, bu sempatik nijeryalı için mülteci benzetmesi yaptı ve "bu nedir hocam? tekneyle gelen arkadaşlardan mı" dedi kendi şov programında.

şimdi kendini çok bilmiş sanan o.bayülgen, kendi entellektüel dünyanda takıl,foto falan çek.amaaa! futbolcularımıza(hele ki yukardaki gibi sempatik zencilere) laf atma!

git ne bileyim bazı sahneleriyle eşkıya'nın kötü bir kopyasını yaptığınız hemşo filminde oyna(ki o da bir sikime benzemiyordu) sanat falan yapıyorum zannet kendi çapında işte..lakin emenike,nonda,keita,coulibaly,mususi gibileri diline dolayıp komiklik yapayım derken sıçıp sıvama bir daha!

ezilenin dostu alt lig sendikası olarak bu çirkinliğe tepkisiz kalamazdık.alt liglerde top koşturmuş sempatik emenike'nin yanındayız.

Biri sanat yönetmeni mi dedi?

Şaşırmaya hazır mısın sanatsever dilo? Şimdi senin aklınla oynayacağım. Bir şeyin izlenebilirliğinin içine sanatı katarsan, izleyiciyi o kadar içine çekersin yarattığın olguda.

Sen ki sanat yönetmenlerine dilenip durdun bunca sene. 
Jacques Helleu ölmeden önce Chanel'in reklamlarına işte sanat bu dedin. Amelie'ye tamam dilendin de, hangi sahnesinde sanat var da Aline Bonetto'yu göklere çıkardın? Madonna'nın kliplerini izlemeye devam et tüm hayranlığıyla, Christopher Ciccone iyi iş çıkarıyor değil mi?

Stalker'ı izledin, iyi hoş, kabuldür ama 13 dakika salt rayların üzerinde giden adamın sadece kafasını izlemek, bunun neresinde sanat söyler misin lütfen? Sanat anlayışımız mı farklı yoksa benim hayat damarlarımdan biri  mi kopmuş anlamadım ben art'ist :(


Sana sanatla ilgili tek bi'örnek vereceksem şu kliple noktayı koyarım. İlk dakikasından son saniyesine kadar buram buram sanat ve oyunculuk kokan bi'klip. Gülnaz'ın sesi > Madonna desem alınmazsın umarım. Madonna'nın tek artısı janjanlı sahne ışıkları, başka bi'numarası yok.

Klibin sanat yönetmenini söylemiyorum sana dilo. Araştırmacı yönünü kullan ve gerçek sanatçının hakkını ver biraz. 

10 Ocak 2011 Pazartesi

romantizmin doruk noktası, ayna


Türkçe müziğin unutulmazlarından biri, ayna. Sen karizman çizilir diye dinlemedin, dinlediğini belli etmedin. bense '' SENDE UNUTTUM HAYALLERİ, SENDE UNUTTUM SEVİLMEYİ'' diye haykırdım gece gündüz. Popüler olma yaftasını yapıştırdığın gruplar için piyasada tutunabilmeleri için mecburlar dedin, ayna için bu yüzeyselliğinden çabuk vazgeçtin. Peki sana soruyorum dilenci; dön bak aynaya, o sen misin hatırla. hatırla geçmiş günlerini diye kıpır kıpır olmadı mı yüreciğin? ölünce sevemezsem seni diye sevdiceğine sarıldığını hayal edip uykulara dalmadın mı? Özgünlükten bahsettin durdun, al sana özgün; gözlüklerini kliplerde bile çıkardılar mı? rock müziği türkiye standartlarında yapmaya çalışıp kendi özgünlüklerini yaratıp milyonlar satmadılar mı? kel cemil abimizin saf ve içtenliğinde hep bir masumiyet görmedin mi? Severek ayrılmak gibi nefret bir öğeyi bile ayna'dan dinleyince kabullendim desem? sen mi romantiksin ben mi? gurbette yorgun düştün be dilenci.

Göz yaşlarımız sel olurdu be ayna;


Garibim hadi gül biraz
Bu bahar dallar kiraz
Yaşamak hep böyledir
Su biter seller durmaz.

Hele hele çayımın şekeri şarkısı unutulur mu?

ben yaşamaya gelmedim dedim
öyle bir bakıyorum hayata
seni tanımadan öncelerde
rest çekmiştim sevdaya
nasıl olcak bu işler dedim
kurt kuzuyla yan yana
birde aşk olmaz dedim
ama sen çıkıverdin karşıma
dünyaya seni bulmaya geldim
bu dünyaya senin olmaya geldim
bu dünyaya aşkı bulmaya geldim
bu dünyaya senin olmaya geldim
çayımın şekeri gitarımın teli
yazımın sıcağı kışımın ocağı
denizimin sesi melodimin esi
hey şeyim sensin
ana baba bacı acımın ilacı
evimin huzuru aşkımın muzuru
bilgimin kusuru sular gibi duru
her şeyimsin sen
bu dünyaya seni bulmaya geldim
bu dünyaya senin olmaya geldim
bu dünyaya aşkı bulmaya geldim
bu dünyaya senin olmaya geldim


Ayna dinleyerek loser hayatımıza hergün ayrı bir hüsran kattığımız zamanlar hatrına sana yem etmeyeceğiz ayna'yı.


Gittiğin yağmurla gelme dilenci, böylesi daha güzel.

8 Ocak 2011 Cumartesi

Yaşar




Kısa ve Öz..

gelmiş geçmiş en iyi Türkçe Pop müzik albüm üçlemesi.

üzer. sbt :(

7 Ocak 2011 Cuma

Uyanık Kardeşler!


her televizyonda rastlanıldığında mutlaka kanal değiştiremediğimiz filmlerden birisi daha..1974 yapımı bu harika filmi izlemeyen,beğenmeyen varsa hala lütfen futboldan ve müzikten bahsetmesin bir daha.

oyunculuk dersen var,senaryo dersen var,soundtracktin ise allahı var (param yok şak şak..) mekan zaten izmir.her şeyi geçtim güzel insan baba gibi baba hulusi kentmen bile var lan :(

goal,feverpitch filmlerinden blogunda,twitterında replikler yazmayı biliyorsun dilenci.peki ya kadir inanır'ın (doğan) antrenörünün "topa daha sert vur doğan.her attığın top 90'ı bulsun ki,biri gol olsun!" diye idmanda bağırdığından haberin var mı ya da önemsedin mi hiç bunu? ulan bunu rinus michels,franz beckanbauer demiş olsa hemen golcüleri bu basma kalıpla eleştirmeye başlamıştın bile değil mi? :(

daha sonra bu sözü dikkate alan doğan kardeşi erkan'ın(müjdat gezen) katkılarıyla bir kalenin köşelerine 90,80,70 gibi kartondan sayılar koyup birde top makinesi ile göztepe'den fener'e geçmedi mi? al sana amına koyim başarı hikayesi.demek ki türklerde yapabiliyor.

kordonda birasından demlenen kadir abimizin önünde bacaklarını sergileyen hatuna "seni de bacaklarınıda beğenmedim" diye ayarın kralını vermesi nedir ya? ,hulusi babayı keklerken erkan ve doğan'ın söyledikleri "babacım hammaddelerin üzerinde bulunan +004 bakterilerinin 220 fahrenayt ısısındaki sülfürik asitle karbon monoksitin analizinden meydana gelen O-2 negatif elementinin bakteriler üzerinde gösterdiği etkiyle mal daha kaliteli çıkmaktadır." repliği.ulan sanırsın harbiden makinalar yağ yerine suyla çalışacak aq.

gelelim param yok pulum yok şarkısına.bir filmle birlikte akılda kalan başka film müziği oldu mu acaba başka?

dünyada dert çok ömür kısa
hayatta zevk yok aşk olmasa

param yok pulum yok
malım mülküm olmasın ziyanı yok
aşk dolu şu kalbim
işte budur benim servetim

kesem boş hayat hoş
aşktan başka bu dünyada herşey boş
kısmetim bu benim
sevgim var ya ben de zenignim

gelmedin bekledim
senden başka hiçkimseyi sevmedim
aşkın tek ümidim
sevgim benim bütün servetim

hele doğan'ın müzisyen kardeşi erkan'ı gençlik bar'da yakaladıktan sonra söyleme şekli "param yok şak şak şak " dediği kareler yarar adamı.

kısacası uyanık kardeşler,ilyas salmanın ya ya ya şa şa şa'sı ve kemal sunal'ın gol kralı filmiyle beraber bu ülkenin en güzel futbol temalı filmlerinden biridir.

aşkta var,futbolda,müzikte,baba temasıda daha ne olsun lan işte.Goal,Victory,Feverpitch filmini övüp duracağına dilenci birazda bunları söyle amına koyim.

Badi: Turkish E.T.

Sene 1982. Steven Spielberg E.T. the Extra-Terrestrial diye bi'film çıkarıyor gün yüzüne. Bilimi kurguladığı aşikar Melissa Mathison ile. Başrollerinde Drew Barrymore da var, daha 7 yaşında üstelik. "Aneaa doğru la" dediğini duyar gibi oldum. Sinema tarihi daha önce böyle bir film izlemediğinden, büyük bi'sükse yaparak tüm dünyada yer ediniyor.

Çok geçmeden, tamı tamına bir sene sonra, başta Spielberg'ün daha sonra tüm dünya sinemasının yüzüne tokat gibi bi'cevap geliyor. Badi: Turkish E.T. Yönetmenliği Zafer Par, senaryosunu Barış Pirhasan'ın yaptığı bu film okullarda adeta ders niteliğinde olacak bi'eser halinde olsa da gözümüzde kolpa sinemaseverler tarafından burun kıvrılıyor. Şimdi oku ve utan imdb uleması, bak sana neler söyleyeceğim;

- Filmde Badi'miz dünyaya gelince, çocuk onu saklamak için bodrumu kullanıyor tüm cana yakınlığı ve koruma duygusuyla.

- Esas oğlan yine tüm Türk gelenek ve göreneklerini yansıtmak için misafirperverliğini gösterir. Dünya üzerinde bizden başka hangi insan uzaylıya lokum verir söyler misin dilo? Şimdi Spielberg'ün mü bilim kurgu yoksa bizimkisi mi?

- Babanın uzaylıyla karşılaştığı ilk an sergilediği tavırlar ve kurduğu cümleler, mimikler vs. Bu tadı Spielberg'ün E.T.'sinden alabildin mi hiç?

- Filmin sonunda Badi'nin çocuklarla seyyar satıcı arabasıyla İstanbul semalarında gezinmesi > E.T'nin diğer bebelerle bisiklete binip gözden kaybolması.

- Badi'nin çıkardığı sesler 2011 yılına geldiğimiz halde hala hollywood'ta şu anki teknolojiyle çıkarılamıyor desem?

İşte oyunculuğun son raddede oynandığı bu sahneye bi'göz at;


Unutmadan şunu da söylemek lazım; dünya üzerindeki en güzel afişlerden biri olmasına rağmen, sen gidip fayt kılab'ın sabunu almaya devam et dilenci. V for vendetta'nın maskeli afişleri duvarlarını süslesin. Bravo sana Türk sinema tarihinden uzak adam.

Defans gibi Defans ALPAY ÖZALAN!


Var mı onun gibi bir stoper şu an bu ülkede? Türk milli takımı averaj takımı olmaktan kurtulduysa 17-18 yıl önce bunda en büyük pay sahiplerinden biri de Alpay Özalan'dır.Genlerinde savaşçılık,hırs ve kabiliyet taşıyan bu cengaver tabi ki İmparator'un radarından kaçmıyor ve Fatih Terim'in tercihiyle Ümit mili takıma çağrılıyordu 1993 yılında. O dönem milli takıma alınmasıyla umut vaadeden Alpay'da Altay'dan Beşiktaş'a transfer olmuştu artık.Beşiktaş günlerinin başında takımın hocası Gordon Milne'ın 11'inde düzenli forma şansı bulamamıştı.Ancak Milne'nin görevden alınmasıyla Almanya'dan Beşiktaş'ın başına getirilen Cristoph Daum,Alpay'da ki hamurun farkına vardı ve ona 11'inde şans tanımaya başladı çoğu maç.1993-1994 sezonununda şampiyonluğa erken havlu atan Beşiktaş'ın tek asılacağı hedef Türkiye Kupasıydı artık.Beşiktaş'ın finaldeki rakibi ise ligde dolu dizgin giden Hollmann'lı Galatasaray..Finalin ilk ayağı 6 nisan 1994 günü Ali Sami Yen Stadyumundaydı.Dahi Daum maçtan günler öncesi gazetelere verdiği demeçte Hakan'ı durdurmak için Alpay'a büyük iş düşeceğini söylemişti.Bununla yatıp kalkan Alpay'da yine hırsının kurbanı olmuş çok sevdiği kankasını attığı bir tekme ile bu hale getirmişti maçın ilk yarısında.



Burnu kırılan Kral Hakan Şükür'de pes etmiyor, ilk yarıyı tamamlamaya çalışıyordu tampon takviyeleriyle.(Türkiye ligi çok sert diye durmadan ağlayan götoğlanı yabancı futbolcular al amınakoyim sana sertlik.bu memlekette Alpay Özalan gerçeği vardı lan.)


Maça gelirsek maç 0-0 bitti.Alpay 2.kırmızıdan atıldı.spor yazarı Atilla Gökçe maç sonunda Alpay-Hakan eşleşmesini eleştirdi.daum-hollmann için "artık alman turşusu yemekten gına geldi" gibisinden mantıksız bir açıklama yaptı.bazı spor yazarlarıda alınan 5 nisan ekonomi kararlarının Alpay'ın üstünde baskı yaratmış olduğunu,Hakan'ın burnunu kırmasının sebebininde bu olabileceğine dikkat çekiyordu.

Alpay açısından bakarsak olaya..yukarda gördüğünüz gibi Hakan Şükür maç sonu hastaneye koşuyor, can-ciğer kankası Alpay'da Hakan'ı yanlız bırakmamak için 55.dakika Tugay'a çift dalıp 2.kırmızıyı yedikten sonra Hakan'ın peşinden hastanenin yolunu tutuyordu.Buydu kardeşlik,dostluk,sevgi..(şimdi nerede o arkadaşlık.amına koyim quaresma kankalarını topluyor işte en fazla.)

Finalin ikinci ayağında Beşiktaş kendi evinde Galatasaray'ı Alpay'ın uzatmalarda attığı golle 3-2 deviriyor ve Türkiye Kupası'nı elimizden kapıyordu.Alpay'ın attığı golde Hayrettin'in yine hatasının olduğunu ve Hayro'nun maçı yine gazete sayfalarında (*) ile tamamladığını es geçmeyelim :(

Milli maçlarda da baş kahramanlardan biriydi Alpay.94 dünya kupasında İsveç'i yukarılara taşımış Kara golcü Martin Dahlin'e adım attırmadı EURO96 grup elemelerinde.Bizde İsveç'ten tam 4 puan aldık o grupta.İsviçre'de 2-1 kazandıgımız grup eleme maçında daha sonra Sion-GS maçlarında forma giyen Marco Grassi'yi,Dortmund'un o dönem ki isviçreli bombacısı Chapuisat'ı etkisiz hale getirdi.Kazanılan zaferleri o günlerde terörden canı yanmış türk milletine selamı vererek kutladı.


Herşeyden önce ona forma vermiş Fatih hocasını mahçup etmedi. ta ki takvimler 11 HAZİRAN 1996'yı gösterene kadar... (can dündar belgesel stayla)

Euro 96'da hırvatistan,danimarka,portekiz grubuna düşmüş a milli takımımız bir ilki gerçekleştirecek ilk maçı boban'lı,suker'li,prosinecki'li hırvatlarla oynayacaktı.

Fatih Hoca bu defada yine bir sürprize imza atmış Vedat inceefeye görev vermişti 11'de.maç 0-0 devam ederken vedat hırvat golcü boksic'le çarpışmış ve boksic'in yerine vlaovic girmişti oyuna.maç böyle bitecek derken 86.dakikada bir pozisyonda savunmanın arkasına sarkan vlaovic'in peşinden koşan alpay düşürüp düşürmeme arasında kararsız kalınca vlaovic golünü attı bütün kabak alpay'ın başına patladı.türk medyası alpay'ı topa tuttu.kimi gazeteler 2 maç fazla oynayacaksın diye değer mi alpay gibisinden manşetler attı.uefa arada bizim alpay'a fair-play ödülü verdi bu tartışmalar sürerken.türk medyasının neredeyse alpay'a "ödülü götüne sokarsın artık" demediği kalmıştı hatırladığım.alpay'sa o an basiretinin bağlandığını söylemekle yetindi ve ekledi:


Turnuva'dan 0 gol 0 puanla ayrıldık.Alpay ülkenin en popüler mankenlerinden Cansel Özzengin'le olay bir evlilik yaptı.Terim G.Saray'ın başına geçti.Mahsun Kırmızıgül hemşerim adlı dizide başrol oynadı.Alpay'da Beşiktaş'ta devam etti futbolculuguna.Beşiktaş 5 ay sonra uefa kupasında Valencia ile eşleşti.Alpay'ın düşürmediği Vlaovic'te oradaydı ve "Alpayınızla gurur duyun.delikanlı adammış" gibisinden yorumlarda bulundu maçlardan önce.

Fatih Terim'den sonra Milli takıma gelen Mustafa Denizli'ninde vazgeçilmezlerinden biriydi Alpi.Bursa'da 1-0 devırdıgımız Hollanda macında Van Hooijdonk'u indirip penatıya sebep olmuştu ama bu defa Seedorf topu dışarı atmıştı ve Hakan'ın golüyle 1-0 kazanmıştık maçı.olası bir kötü skorda kabak yine Alpay'ın başına patlayacaktı net.Alpay'da zaten maçtan sonraki hafta televole'de "medya beni o kadar baskı altına aldı ki abi yolda önümden biri geçse düşürecekmiş gibi oluyorum artık" demişti :(

1999 yılında Beşiktaş'la ipleri koptu Alpay'ın.Jet Fadıl-Fadıl Akgündüz bonservisini aldığı Alpay'ı Fenerbahçe'ye kiraladı.Fenerbahçe'nin tarihinin en kötü sezonlarından birini yaşadığı dönemde 1 yıl Formasını giydi Fenerbahçe'nin.Euro 2000 başlamadan öncede Aston Villa'ya imza attı.

Euro 2000'de İtalya,İsveç ve ev sahibi Belçika ile aynı gruptaydık.İtalyanlara 2-1 yenıldık.İsveç'le turnuvanın en boktan maçı olarak kabul edilen bir maç oynadık 0-0 bitti.Belçika'yı Kral'ın 2 golüyle geçtik ve çeyrek finalde rakip Portekiz'di.Alpay yine hırslanmıştı Nuno Gomes,Joao Pinto,Sa Pinto gözüne kestirdiği forvetlerdi şimdi Portekizde.Ama bela ya alpayı buluyordu ya da alpay belayı. 29.dakika o ana kadar çaktırmadan tahrik edip sinsilik peşinde koşan Fernando Couto-Alpay münakaşasında Alpay Couto'ya sağlam bir yumruk attı yerdeyken hakem hollandalı Dick Jol bunu gördü ve kırmızı kartla alpay'a yol verdi.maçta arif bir penaltı kaçırdı.portekiz 2-0'lık galibiyetle yarı finalde fransızların rakibi oldu.bizim alpay'da yine günah keçisi..

Alpay turnuva sonunda Aston Villa'ya gitti.Ünlü fransız yıldız David Ginola ile pozlar verdi ve başarılı bir sezon geçirdi İngiltere'de.tabi yine hırslı ve sinirliydi.Arada yine çok özlediği Televole'ye röportajlar veriyor."burada futbol bir eğlence.burada anama sövseler bile nedediklerini anlamadığım için kendimi kaybetmiyorum" diye isyanının dile getiriyordu.



Haziran 2001'de,Dünya Kupası grup elemelerinde Makedonya karşısında Oktay ve Hakan Şükür'ün aşırı formsuz olduğu dönemlerde o sahneye çıktı ve çok zorlandığımız makedonların karşısında defans oyuncusu olmasına rağmen hat-trick yaptı.Maçın 3-3 bitmesini sağlayarak karizmamızın çizilmesini hem engelledi hemde altın değerinde bir puan getirdi bizlere..



2002 dünya kupası grup elemelerinde 2.olup baraj maçında avusturyalıları ezdikten sonra finallere katılma hakkını elde etmiştik.villa park stadının sinirli türk çocuğu alpay özalan dünya kupasında oynayacaktı.brezilya maçını kaybederek başladık,kostarika maçı 1-1 bitti.çin'i 3-0'la geçtik.brezilya'nın da yardımı sayesinde 2.turdaydık.japonları "son mohikan davala" bitirdi.senegal maçında diouf'tan henri camara'dan çekiniyorduk ama alpay-bulent korkmaz tandemi ile sorunlar başlamadan biterdi.ilhan'ın golü yarı final'i getirdi.gruplarda oldukça zorladıgımız brezilya ile yine eşleşmiştik yarı finalde.scolari bin pişmandı belkide kostarika'yı 5'ledğine.hedef finaldi artık ama ronaldo'nun pis burunu buna izin vermedi.g.koreyi yenip 3.lükle teselli bulduk.Alpay için FIFAWORLDCUP resmi sitesi şu tanımı yapıyordu

THE BIG DEFENDER!



2002 dünya kupasının ardından Alpay'ın talipleri çoğaldı.Aston Villa Alpayı kesinlikle bırakmayacaklarını söyledi.O dönem basına göre İnter,Arsenal gibi devlerde Alpay'ın peşindeyi.Aradan geçen zamanda bizler alpay'ın artık büyük transfer yapmasını beklerken EURO 2004 grup elemelerı İngiltere maçı geldi çattı.Kazanılan penaltıyı dışarı atan Beckham'ın yanına koşan Alpay Beckham'a atarını yaptı ve işte o günden sonra Alpay Ada'da istenmeyen adam ilan edildi.Vasat futbolcularını bile medyatik yıldız ilan edenİngiliz milliyetçiliği Bu defa Alpay'a karşı hortlamıştı.Bizim medyamızda bile "maçı kazanamayışımızın sebebi Alpay'dır!" diye manşet atanlar vardı yahu köşelerinde...Fatura yine Alpay'a çıktı hemde bu kez çok ağır..


Aston Villa'dan haksız yere kovulan Alpay'ımız 2002 Dünya Kupasınında etkisiyle Incheon United ve Urawa Blue Diamonds takımlarında futbol yaşamına devam etti.Bilgisayarlarla kafayı bozmuş Ersun Yalan'ın A milli takımına Hakan Şükür'le beraber alınmadı.İlerleyen günlerde tekrar Avrupa'ya Almanya'nın Köln takımına transfer oldu.Ersun Yanal'ın kovulmasının ardından Fatih Terim'in tek yetkili olmasıyla birlikte milli takıma alındı yeniden hem de Hakan Şükür'le beraber.Elemelerde iddiamızı sürdürmemiz gereken 2-2'lik Danimarka maçında başarılı bir oyun oynadı.keza Tümer'in golüyle 1-0 kazandığımız Ukrayna maçında da öyle.Arnavutluk'u deplasmanda devirdiğimiz maçta milli takımın gruptan çıkma umutları tükenmişken yeniden şahlandıran Fatih Hocasını omuzlarına aldı.Olimpiyat stadından Almanya'yı 2-0'devirdiğimiz özel maçta Fatih Hoca Almanya'da forma giydiği oyuncusunu onurlandırmak için kaptanlık pazubandını Alpay'a teslim etti.

Artık 2006 dünya kupasına kalmak için tek engel İsviçrelilerdi.Alpay yine hırslıydı.Golcüleri Frei onun için ezilmesi gereken bir böcekti sahada.İlk maçı orospu çocuğu sarı pipi sol bek Magnin'in sinir bozucu tahriklerinin etkisiyle 2-0 kaybettik ama rövanşta 2.xamax zaferi yaşanabilirdi.seronomide Alpayın milli marşı çoşkulu söylemesinin bile bazı ahlaksızların köşelerinde nasıl kullanılacağını bilmiyorduk ama sonraları..

Maça konsantre olmuş Alpay 20.saniyede Frei'in onundekı topa elıyle dokundu ıstem dışı bır hamleyle hakem penaltı noktasını çaldı.Asidi kaçmış gazoz gibi olmuştuk bir anda.Ama Fatih'in Aslanları ilerleyen dakıkalarda Tuncay ve Necatı'nın gollerıyle 3-1 e getırdı.bır gol lazımdı bıze artık.Derken Tolga ınanılmaz bır hata yaptı ve golu yedık.Tuncay'la bır gol bulsakta yıne yetmemıstı.Maç sonu Isvıcrelı orospu cocukları bırden soyunma odasına kosmus ınanılmaz bır bıcımde gergın olan ortamı ıyıce germıstı.Tabı Blatter babalarıda arkalarındaydı.Alpay buna dayanamadı ve bastı gotlerıne tekmeyı bu orospu çocuklarının...




Sonra ne mi oldu? Blatter babaları bu orospu cocuklarını kolladı.Bızım medya gunah kecısını tabı kı Alpay ilan etti!Mesela Tolga'nın hatası daha barız bır hataydı ama kımsenın sıkınde degıldı varsa yoksa Alpay'dı suçlu!..Vay efendım o nasıl mıllı marş okumaymış,ee öyle coşkulu okursa zaten hata yapacağı belliymiş.Birden çakma vatanseverler Alpay'ı eleştirmeye başladı.Sen nasıl onlara vurursun,nasıl milli marşı böyle kavga eder gibi okursun dediler.Beckham olayında onu korumayan medya yine Alpay'a ödetmişti diyeti.Milli takıma bu kadar emek vermiş bir Alpay Özalan Milli formaya böyle sessiz sedasız veda etmek zorunda kaldı.O gün attığın o tekme çirkef Magnin ve çetesineydi.Bizden sana geç kalınsa da yine helal olsun Alpay Özalan!

Bu da milli marşı bu kadar çoşkulu okuması yüzünden suçlandığı görüntülerden kesitler:

Ulan bu marşı böyle okuduğu için adamı afaroz ettiler veda maçı bile oynatmadan :(