15 Ekim 2010 Cuma

Piskopat yılmaz


1 Haziran 1972 bulgaristan doğumludur yılmaz özlem. yaşı geçmiş, kendisi geçmemiştir hala. emektar futbolcuların başında gelir. Emektar deyince aklına robbie savage, robbie fowler, danny murphy gelenler için sıradan biridir ama bizim için değil. çünkü bizler tarihinde bank asya yüzü görmemiş bucaspor'u şampiyon yapmasını dilendik ondan. o gece bu sene dedik, ilk önce bank asya'ya çıkardı bizi 11 gol atıp, takımın en golcü oyuncusu olarak. sonra bank asya'da piskopat yılmaz diye bağırdık o kornerden bile kaleye vurdu, takımı süper lig'e taşıdı ve görevini son damlasına kadar yerine getirdikten sonra göztepe'ye geçti. biz ona dilendik, o takımı sırtladı. biz pisko, pisko, piskopat yılmaz dedikçe şutlarını çekmeye devam etti. 39 yaşına girdi ama hala biz ona dileniyoruz. neden mi? futbolu o kadar teknik, taktiğe indirdiler ki başarıya ulaşmayı sağlayacak futbolcu sayısı bir elin parmağı kadar kaldı onların mantığına göre. Futbolda agresifliğe yer yok diye futbola yeni bir kalıp yerleştirdiler. pas yap, ayağa pas, öne geçince pas, gerideyken pas diye diye şut çekmeyi unutturdular. Barcelona'nın sabırla pasını değil, hagi'nin ortasahadan kaleye vurmasını seçen birisi olarak oyun anlayışımda pas yapan değil, daha çok şut atan adam ararım. rakibi en iyi şut çekerek açarsın. işte bu nedenle yılmaz özlem başarılı oldu. onun şutlarının payı çok büyüktü bucaspor'un 81 yıllık tarihinin en önemli başarılarında. agresifliği taraftarı da saha içerisindeki takım arkadaşlarını da tetikledi. ama modayı ters düştüm sanırım, taraftarın pek etkisi yok değil mi maçlarda? huuu layan premier lig seyircisini idol almış bireylerden olmadığım için 12. adam etkisine inanırım kusura bakmayın sayın modern futbol dilencileri. Hem futbolun sosyolojisini inceler, biliyorum havasına girersiniz, hem de taraftarın etkisi yok, takımda fundamentel midir her ne boksa ona sahip olan futbolcu olmadan, ayağa pas yapmadan uzun vaadede maç kazanamazsın, modern futbol oynayamazsın dersin, ah sen ne dilencisin sen! Futbolda sertliğe de karşıydın, premier lig'de olsa bile karşı çıkardın değil mi? ben de senin hor gördüğün kahve mantalitesindeyim haberin olsun. Sertlik olmadan futbol olmaz. sen lcd tv'inden, atdhe.com üzerinden güzel futbol dilen, bırak ben de statlarda yağmur altında sert, çekişmeli, dişe diş mücadele dileneyim. Benim dilendiğim futbol pas ve fundamental zırvalığı değil mücadele üzerine olsun, izin var mı? senin spor ahlakına edeyim laflarını duymadım sanma. evet benim spor anlayışım bu. rekabeti seviyorum, ama seni ve barcelona'nı sevemedim özür dilerim :(

bu seferlik burada bırakıyorum dilenci. daha fazla yüklenmeyeceğim üzerine. senin ayağa pası futboluna beni alet etme, ben piskopat yılmaz şutlarını suratıma yemeye bile razıyım.

4 yorum:

Gaara dedi ki...

son 5 milyon yılın en iyi yazısı lan. yılmaz'ın oyuna girdikten sonra emin'e " hadi beyleeeer organizeee" diye bagırması - isyan marşın'dan bile tek başına daha fazla gürültü yapması > her şey :(

gel de haftasonu dilenme :( ispanyol sineması senin şalke'li emin benim olsun. sebete

bodom dedi ki...

çok duygulandım karşim yaa. swensea hakkında bi yazı bekliyorum :(

yarın beraber yapalım :(

Gaara dedi ki...

şanlı swensea ile dalga geçmek gibi olmasında blowing bubble olsam premiership'e dilenirdim. bu da true :(. premiership'deki lestir city > mustafa izzet'li lestir

seth dedi ki...

kardeşlerim sizi gerçekten beğeni ile takip ediyorum. nasıl desem özellile bu bodom'a hayranım. komik şeyler yazmak istediğinde bunu başarıp komik olabiliyor. daha da güzeli, ciddi şeyler yazdığı zaman da komik olabiliyor. bence kocaman bir çılgın.

Yorum Gönder